profesyonel

sevdim sayılır.

notum bir tık daha yüksek olabilirdi fakat yıllardır ara ara izlemeye heveslenip, bilet bulamayınca mecburen vazgeçtiğim bir oyun olunca, beklentim hayli yükselmiş anlaşılan.
oyunun hikayesini beğendim en çok. oyunculuklarla ilgili olumsuz bir şey söylemek yasaklanmıştır muhtemelen bu oyun için. karakterlere çok ısınamadım diyebilirim ama.
buluşma yeri‘, ‘dar ayakkabıyla yaşamak‘ oyunlarından sonra duşan kovaçeviç hayranlığımı biraz daha beslemiş oldum böylece. daha başka oyunu kaldı mı buralarda oynanan, araştırmak gerek 🙂

tiyatro: istanbul devlet tiyatroları

 

dil kuşu

çok sevdim.

tülin özen‘in önemli bir konuyu tek başına sahnelediği iyi bir oyundu. oyun, adından da anlaşıldığı gibi tamamen ‘dil’ ile ilgili. dilin kayboluşu, kurtuluşu, birleştiriciliği…
oyunculuğuna zaten hayranız, masal anlatıcılığına(çîrokbêj) da hayran kaldık tülin özen’in.
ışık efektleri/oyunları da muhteşemdi.

tiyatro: şermola performans

mezarsız ölüler

sevdim sayılır.

çarpıcı bir oyundu. konu ilgimi çekti. dekor/ışık oldukça iyiydi.
sanırım oyunculuklar içime tam sinmedi. sahnede gördüklerim, duyduklarım, yaşananlar daha çok sarsabilmeliydi; eksiğin ne olduğunu tam anlayamasam da bir şeyler tam olmamış gibiydi.
öncesinde tanıtım metni okunmalı.
– kan, işkence, çığlık içerdiği bilinmeli –

tiyatro: tatbikat sahnesi

cambazın cenazesi

pek sevmedim.

kadıköy belediyesi tiyatro festivali kapsamında izledim. yaz akşamı, güzel bir parkın ortasındaki açık hava sahnesi ‘nde oynanması en çekici yanıydı. aslında bu yönden bakınca ortama uygun eğlenceli bir oyundu da diyebilirim, bilemedim 🙂 ancak açık hava tiyatrolarının ses sorunu var tabii, oyunda müziğin çok yeri olmasa da oyuncuların farklı karakterleri dönüşümlü oynaması ve haliyle ses tonlarının ve konuşma tarzlarının sürekli değişmesi sebebiyle, ses yayını kalitesi önemliydi bu oyunda. devamını oku

bir delinin hatıra defteri

sevdim.

erdal beşikçioğlu ‘nun dillere destan performansını sonunda izleyebildik, üstelik bilet alabilmek için sabahlara kadar çadırda falan nöbet tutmamıza da gerek kalmadı. istanbul’daki sahne yeni açıldığından olsa gerek, en arkadan da olsa yer bulabildik.

sahne ve oyunculuk açısından dedikleri kadar varmış. hoplamalı, zıplamalı, alet edevatlı, yanarlı dönerli tek kişilik bir oyun. oyunun türlü türlü hallerde sahneye konmuşu da varmış ayrıca, onu da öğrendim; başkalarından da izleyebilirim zira hikayeyi de beğendim.

tiyatro: tatbikat sahnesi

kısasa kısas

sevmedim.

oyunun, tesadüfen ilk gösterimine gitmemizden de kaynaklı olabilir; roller falan pek oturmamış, oyuncular sahneye çok hakim değil gibiydi. bu durumlar biraz da olsa gözüme battı. shakespeare’in bu oyununu daha önce izlememiştim, okumamıştım ve hatta duymamıştım bile. oyunun kendisini de çok sevdiğimi söyleyemem. bunlar bir araya gelince de genel olarak sevmedim oyunu.

tiyatro: istanbul şehir tiyatroları