eminönü/kadıköy sokaklarında – 2

şehrin sokaklarında yolum çoğu zaman olduğu gibi yine kadıköy‘e yine eminönü‘ye çıktı. ben de durur muyum, bastım da bastım deklanşöre.. peki sonuç ne oldu? öylesine, serseri mi serseri fotoğraflar, başka bir şey değil. 🙂

bu albümde gördüğünüz moda akşamları tadındaki fotoğraflar, “gözünün gördüğüyle kameranın çektiği hiç bir olur mu!” tadındaki fotoğraflarımdır. âleme ibret olsun diye paylaşıyorum.. dijital çeksem; yarım saat oyalanma ve başıma sokakta bir iş gelmesi pahasına biraz daha iyisini çıkarabilirdim belki ama filmli fotoğrafçılığın da güzel yanı bu sürprizli hâlleri değil mi zaten, ha?! özellikle ilk kareden umutluydum, tam bir fotoğraf karesiydi aslında ortam. tıssıs.

devamını oku

konserler konserler konserler

aralık ayını konser ayı ilan etmişçesine, bir konserden diğerine koştum durdum. kendi yıllık konser ortalamama bakınca, bayağı koşmuş sayılırım bir ayda. hatta kasım sonunda izlediğim ‘hep sonradan‘ müzikli oyununu da eklersem, koşmaktan nefes nefese kalmış bile sayılabilirim. tıss.

her biri hakkında uzun uzun yazacaklarım yok, sırasıyla kısa kısa değineyim:

devamını oku

deprem çantasında neler olmalı?

merhaba istanbul ve çevresinde yaşayan arkadaşlarım ve google’dan gelen konuklar… neredeyse tam 5 sene önce bir e-posta aracılığıyla arkadaşlarımla paylaştığım deprem (acil durum) çantası hazırlamanın ayrıntılarını, birkaç gün önce istanbul’da yaşadığımız ve herkesi deprem konusunda tekrar düşündüren 5.7 şiddetindeki silivri depreminin ardından, yazıya dökmeye karar verdim… çantamın ana içeriğini türkiye deprem vakfı‘ndan 5 sene önce aldığım malzemeler oluşturuyor. sadece ‘deprem çantasında neler olmalı?‘ konusuyla ilgilenenler için doğrudan listeye geçiyorum. muhabbete gelenler ise listeden sonra da kalabilir…

devamını oku

kadıköy/üsküdar sokaklarında – 2

kadıköy, üsküdar, eminönü, fatih, karaköy, beyoğlu sokaklarında çokça yürürüm. bu yürüyüşlerimin bazılarında fotoğraf da çekerim. son zamanlarda ise bu fotoğrafları genellikle filmli-analog-manuel-vintaj-karizmatik kameram canon ae1 program ile çekerim. bu fotoğrafları genellikle paylaşırım. yine kadıköy ve yine üsküdar sokaklarında yine bolca yürüdüğüm ve yine fotoğraf çektiğim için yine paylaşıyorum:

polonezköy tabiat parkı doğa yürüyüşü – 2

yine bir gün yürüyoruz ormanda arkadaşlarla…

hazır polonezköy’de bir deneme turu yapmışken, neden abartıp da art arda her hafta yürümeyelim ki dedik; bir kez daha tabiat parkı‘nın yolunu tuttuk fakat bu kez sadece kolay, yürüyüşe özel düzenlenmiş parkuru ve devamındaki sessizlik zonu adlı bölgeyi yürüdük.

hava, yürüyüşe oldukça uygun; ışık, sonbaharın renklerini iyice ortaya çıkaran ayardaydı; kısacası, her şey yolundaydı. devamını oku

bahçeköy belgrad ormanı doğa yürüyüşü – 6

başlıktan da kolaylıkla anlaşılabileceği üzere daha önce defalarca yürüdüğüm belgrad ormanı‘nın yine bahçeköy kısmında ve yine kadim bir yürüyüş arkadaşım olan metehan‘la beraber yürüdük* bir kez daha.

sonbahar renkleri henüz ormana hâkim değil.
ikinci mahmut göleti‘nde su yok! komple yok! sebebini bilmiyoruz ancak bakım/temizlik gibi bir durumdan ötürü boşaltıldığını tahmin ettik (uydurduk).
ağaçlardan palamut yağıyordu, kafalarımızı zor koruduk, tıs.
8-10 çeşit/renk mantar gördük.
mantar peşinde gezen genç-yaşlı poşetlilere (bim, migros, vs.) rastladık.
grubunu bulmaya çalışan bir yürüyüşçüyle, mantarlı pilav sohbeti yaptık ayaküstü. devamını oku

büyükada/heybeliada – doğa/şehir yürüyüşü

birkaç ay önce metehan ile beraber, ilk olarak büyükada‘da  başladığımız ada gezmelerine/yürüyüşlerine, heybeliada‘da devam ettik:

  • büyükada’da fayton güzergahları at ve at pisliği kokuyordu.
  • büyükada’nın ormanlık/çalılık alanında sülün görmüştük.
  • heybeliada’da değirmenburnu tabiat parkı‘na girişin yayalar için bile ücretli (6tl) olduğunu öğrendik, buna gıcık olduğumuz için girmedik.
  • heybeliada’da, adı ‘terki dünya‘ olan bir küçük manastır gördük. isim, bir ibadethaneye çok uygun değil mi, terki dünya, tıssıs.

devamını oku