tepecik – kayaüstü doğa yürüyüşü

sahadan bildiriyorum: ormanlara sonbahar hâlâ tam olarak gelmiş sayılmaz. renkler kararsız seyrediyor; yerlerde kuru yaprak miktarı fena olmasa da ağaçlar bol yapraklı ve yeşil yaprak ağırlığı yüksek. hava sonbahara göre sıcak, tişörtle yürünebilir düzeyde. yağış yok, sis yoğun değil…

kayaüstü zirvesi, hava durumu el verirse, güzel manzarası olan bir kayalık alan. adı yine kayaüstü olan küçük bir yaylanın hemen üstünde yer alıyor bu zirve. bölgede gezintrek grubuyla yürüdüğümüz başka bir parkurumuz da buradan geçiyordu fakat o zaman aşırı yoğun bir sis, sadece kendisini görmemize izin vermişti..
yine mete ve yılmaz arkadaşlarımla, özellikle bu zirveye çıkan bir rotayı yürüdük. hava, manzarayı seyretmemize yetecek kadar açıktı bu defa. güneş de âdeta hüzme gösterisi yaptı zirvede geçirdiğimiz süre boyunca.. 🙂

devamını oku

kartepe zirve yürüyüşü – 2

kar ve sonbahar yürüyüşü için daha önce de birkaç kez gittiğim kuzuyayla tabiat parkı‘na bu kez sonbaharın başında, renkler daha yeni yeni değişiyorken gittik. ve yine zirveye, yani kartepe‘ye, yani anten kulelerinin olduğu yere kadar çıktık. daha önceki yürüyüşlerimizde hava hep yoğun sisli olduğundan doğru düzgün göremediğimiz orman, deniz, göl ve şehir manzaralarını bu kez açık ve güneşli havada doya doya izledik. manzaraya karşı yılmaz arkadaşımdan taze ceviz ve mete arkadaşımdan ekşi yeşil mandalina yedik. yediğimizi/içtiğimizi de anlatmış olayım, eksik bir şey kalmasın. tıs.

devamını oku

mini kapadokya turu ve hasandağı yürüyüşü

eylül ayının sonlarında çok hızlı bir kararla giriştiğimiz, hafta sonunda hasandağı zirvesine yürüme ve kapadokya bölgesinde kısa bir gezi planımızın ikinci kısmı başarılı geçti fakat birinci kısmında başarısız olduk..

hasandağı’nın zirvesine ulaşamadık. tüm geceyi yolda geçirdiğimiz günün öğle saatlerinde başlayabildiğimiz zirve yürüyüşümüzü yarıda kesip dönüşe geçtik ve başladığımız yere indiğimizde akşamdı. 🙂 demek ki neymiş? doğa yürüyüşlerine öğleden sonra değil sabahtan başlanırmış. haa, biz bunu bilmiyor muyduk? elbette biliyorduk ama belki üstün performans gösterir de çıkabilirdik zirveye, kim bilebilirdi. tıssıs.
zirvesine varamamış olsak da o dağ bizim dağımızdı, hasan dağımızdı.. dağ yolunda yediğimiz/topladığımız alıçlar; iç anadolu’nun yer yer tepelikli, genişçe bozkır manzarası; yoğun sisli hava ve gün batımında tepelere vuran sarılı/turunculu ışıklar zirve girişimimizi yürümeye değer hâle getirdi.

devamını oku

serindere doğa yürüyüşü

birini eylül başında gezintrek grubuyla, diğerini eylül ortasında mete ve yılmaz arkadaşlarla icra ettiğimiz serindere kanyonundaki piknikli doğa yürüyüşlerimiz sonbahara giriş gezileri tadında keyifli geçti.

kısa ve orta zorlukta sayılabilecek bu parkurda ben hep dere kenarından yürüdüm ancak dere içinden ilerleyerek yürüyüşü bir kanyon yürüyüşüne çevirenler de oldu ki bu rota kocaeli’de bilinen kanyon yürüyüşü rotalarından biri aynı zamanda.
parkurun bana göre en ilginç yanı ise yaklaşık 150-200 metre uzunluğunda bir su tüneli de içermesi. tünel, su taşıma amacıyla yapılmış eski bir tünel ve içinden hâlâ su borusu geçiyor.

devamını oku

gökçeada / perseid / rüzgâr / rüzgâr / rüzgâr

gökçeada‘yı sevdiğimi daha önce söylemiştim. onu söyledikten yaklaşık 1,5 ay sonra bu kez perseid meteor yağmuru izleme odağıyla tekrar gittik ada’ya fakat gezintrek ile değil, arkadaşlarla. perseid izleme girişimlerimden ilki pek verimli geçmemişti ama bir fotoğraf elde edebilmiştim; ikincisi ise hiç verimli geçmemişti ve sonuncusu ise izleme açısından oldukça verimliyken fotoğraf açısından hiç verimli geçmedi çünkü rüzgâr, evet rüzgâr, bir rüzgâr ki sormayın ey halkım, bir rüzgâr ki yerden çakılları alıp alıp yüzümüze çarpıyordu… rüzgâra direnerek izlediğimiz perseid yağmurunda, meteor görme yarışına tutuştuk ve ben kendim 2. olurken, mete arkadaşım şampiyon, yılmaz arkadaşım ise üçüncü oldu.

devamını oku

kampa devam / gökçeada / deniz / doğa

birkaç hafta önce gezintrek grubuyla gittiğimiz gökçeada‘da deniz kenarında kurduğumuz kampla, 3. kez kamp çılgınlığına girişmiş oldum. ilki sardala koyu‘nda, ikincisi erikli plajı‘nda olan kamp maceralarımın üçünüsü gizli liman diye anılan koyun yakınındaki küçük bir çamlık alandaydı.

hafif ve kolay taşınabilen yani matım* ve çam ağaçlarının kuruyup dökülmüş iğne yapraklarıyla nispeten yumuşattığım zemin sayesinde, bu kez rahat uyuyabildim. çadır/kamp konforunu, böylece kendim için 2 tık daha artırmış sayılırım. çam ağaçlarının gölgesi sayesinde güneş doğar doğmaz uyanmak zorunda da kalmadım; demek ki neymiş, ağaçlık alanda kamp konforunu -kolaylıkla- yaklaşık 3 tık yükseltmek mümkünmüş, at cebe bu bilgiyi.

devamını oku

dereköy – sermayecik köyü doğa yürüyüşü

haftalar önce, yalova bölgesinde, güneşin alnında, meyveli ve uzunca bir parkurda yürümüştük…

şöyle de fotoğraflar çekmiştim:

devamını oku

mahmudiye-keramet doğa yürüyüşü / iznik gölü

iznik gölü civarında katıldığım 2. yürüyüş oldu bu; ilki ortaköy-üreğil arasındaymış.

geçen hafta sonu yürüdüğümüz bu çamurlu parkur boyunca, hava yoğun bulutlu ve soğuktu. hava durumu yürüyüş açısından bir zorluk çıkarmasa da tepeden göl manzarasının tadını çıkarmak açısından kötüydü zira gölün üstü bir puslu bir pusluydu ki.. gerçi gölün o durumu, göl kenarında daha önce çekmediğim türde fotoğraflar çekebilmeme yaradı, o açıdan da kârlı sayılırım, tıısıs. devamını oku

kar yürüyüşü (kuzuyayla tabiat parkı – kartepe zirve) – 2

2 yıl önce kar yürüyüşü yaptığımız kuzuyayla tabiat parkı parkurunu geçen sene de yürümek istemiştik ancak mümkün olmamıştı; bu sene nispeten hızlıca bir karar alıp çıktık dağın başına. bu kez bir yürüyüş ekibiyle değil kendi başımıza (yılmaz, erkal, vural, ben) yürüdük. profesyonel rehber olmadan yürümemizin en büyük eksisi zaman planlamasında sınıfta kalmamız oldu! 🙂 dönüşte karanlığa kalmamak için koştura koştura ilerledik…

orman bol karlı, hava kapalıydı fakat çok sisli ve soğuk değildi. zaman zaman kar yağdı ama rüzgâr olmadığı için hiç sıkıntı çekmedik o açıdan.. parkurumuzun başlangıç kısmında, bizden önce yürüyenlerin karda açtığı izlerden yürüdük ancak kısa bir süre sonra ayak izleri bitti ve ortalama diz boyunda olan karda kendimiz yol aça aça ilerlemek zorunda kaldık. macera da böylece başlamış oldu.. bata çıka bata çıka bir süre yürüdükten sonra yorulmamız uzun sürmedi. 🙂 acaba zirveye kadar bu tempoda yürürsek çok mu geç olur, dönüşte karanlığa kalır mıyız, yaban hayvanlarıyla karşılaşır mıyız bu ıssız ormanda, yürüyüşü kısa kesip dönsek mi soruları eşliğinde biraz daha ilerlemeye karar verdik. çok geçmeden, arkamızdan kalabalık bir yürüyüş grubunun (yeksayder) geldiğini görünce sevinç çığlıklarımızı tutamadık, tıssıs.. bir onlar öncü olup yol açtı, bir biz; o şekilde hem tempomuz yükseldi hem daha az yorulduk. bir süre sonra bir kalabalık grup daha arkadan yetişince parkurun tenhalığı iyice azalmış oldu. devamını oku

polonezköy tabiat parkı doğa yürüyüşü – 2

yine bir gün yürüyoruz ormanda arkadaşlarla…

hazır polonezköy’de bir deneme turu yapmışken, neden abartıp da art arda her hafta yürümeyelim ki dedik; bir kez daha tabiat parkı‘nın yolunu tuttuk fakat bu kez sadece kolay, yürüyüşe özel düzenlenmiş parkuru ve devamındaki sessizlik zonu adlı bölgeyi yürüdük.

hava, yürüyüşe oldukça uygun; ışık, sonbaharın renklerini iyice ortaya çıkaran ayardaydı; kısacası, her şey yolundaydı. devamını oku