ay ışığında şamata

sevmedim.

hem oyunu beğenmedim hem de bu kez netaş tiyatro topluluğu’nun oyuncuları pek hazırlanamamıştı. neredeyse prova izliyormuşuz gibi oldu, sonraki gösterimlerde biraz toparlamışlardır umarım.
gerçi bu emektar arkadaşların oyunları da olmasa, anlaşılıyor ki son yıllarda hiç tiyatroya gitmeyecekmişiz, şöyle bir yakın geçmişe bakınca… Continue reading

eskişehir aslında eski değil – 2

evet, eskişehir’in aslında eski olmadığından daha önce uzun uzun bahsetmişim; ‘mişim’ çünkü yazıyı tekrar okuyunca hatırladım bahsettiğimi, tıssıs.
eh tekrara düşmeye gerek yok; fotoğraflar söze devam etsin..

canon ae-1 program namlı analog makinemle, bu kez şehrin ‘tarihi odunpazarı evleri‘ adıyla anılan mahallesindeki turistik ve turistik olmayan sokaklarda gezdim daha çok. ve bu bölgede bile bir ‘fotoğraf çekmeee‘ uyarısı almış bir amatör fotoğrafçı olarak, asla sempatik bir sokak fotoğrafçısı olamayacağımı bir kez daha görmüş oldum… Continue reading

taşınma işleri: yeni adres, yine ümraniye!

her beyaz yaka bir gün ümraniye’yi tadacak‘ kuralına uymak için istanbul’da çalışmaya başlar başlamaz ümraniye‘de ev tutmuştum zaten ama oradan taşındıktan bir süre sonra ortamı çok özlemiş, madem oturma fırsatım yok, en azından -havasını solumak için- orada çalışayım diyerek ümraniye‘de işe başlamıştım… gel zaman git zaman, bunun da bana yetmediğini fark ettim ve sonunda bir çılgınlık yapıp yine ümraniye’ye taşındım! evet yeni adresim, yine ümraniye! hadi bakalım…

belgrad ormanı koşu parkuru

neşet suyu tabiat parkı‘nda yer alan belgrad ormanı fıratpen koşu parkuru‘nda, büyük gölet çevresindeki 6-7km’lik bir sonbahar yürüyüşünde, yeğen (çağan bebe) fotoları çekmekten arda kalan sürede çektiğim fotoğraflar.

yansımalar, renkli/kuru yapraklar, yapraklarını dökmüş / hızla döken cansız görünen ağaçlar; yani bildiğimiz sonbahar manzaraları: Continue reading