dut ve gül / pentax 28mm f2.8 ile ilk kayıtlar

yine yeni bir manuel lensi, yine memleket bahçelerinde denedim bol bol. fotolarda yeğen az, dut ve gül çok oldu bu kez.
ilkbaharda pek gitmediğim için gül zamanı olduğundan haberim yoktu. dutun ise zamanının yaklaştığını biliyordum; burada, mahallemde dut ağacı yok, yokmuş fakat.. bu yokluğu da bahane ederek yedikçe yedim, afiyet oldu, yaradı, ellerim boyandı.

ilk fotoları, lens nedir, nasıldır anlamak için hiçbir düzenleme yapmadan çekiyorum. işte bunlar da sony a6000 + smc pentax-m 28mm f2.8 ikilisiyle ilk denemeler; devamını oku

üç kuruşluk opera

geçen hafta izlediğimiz oyunu buraya not edeyim de sonra ‘izledim mi, izlemedim mi’ diye düşünmeyeyim; malum unutkanlık başa bela..

netaş tiyatro topluluğu’nun bu sezonki oyunu olan üç kuruşluk opera‘nın ilk gösteriminde hazır bulunduk ama oyuncular pek hazır sayılmazdı doğrusu 🙂 anlatıcı’nın da geyiğini yaptığı üzere; yapılabilecek tüm hatalar yapıldı 🙂 topluluğun daha önce sahnelediği damdaki kemancı‘da oyunculuklar -tekrar düşününce- oldukça iyiymiş aslında. haa o zaman da demişim; ‘asıl işi oyunculuk olmayan kişilerden oluşan bir topluluğa göre iyi sayılır’ diye; eh bu durumda üç kuruşluk opera da o kadar kötü sayılmamalı. çok da haksızlık etmeyeyim, muhtemelen sonraki gösterimlerde durum iyileşecektir.

tiyatro: netaş tiyatro topluluğu

belgrad ormanı ayvad bendi doğa yürüyüşü

belgrad ormanı’nda bir başka rota bu kez. çokça yürüdüğümüz üç gölet rotası(1, 2, 3) kadar uzun değil ve daha belirgin yol var; aslında araç yolu-ama toprak- ve rahatsız edecek kadar da araç yoktu. kolaylıkla yürünebilecek bir parkur kısacası. zaten gölet ve çevresi, ayvat(d) bendi tabiat parkı adıyla korunan bir alan.
son 1km kadarlık asfalt kısmı saymazsam keyifli bir yürüyüş oldu güneşli ama bunaltmayan bir havada.

başlangıca geri dönülüyor tam tur yapınca;

darlık barajı – saklıgöl doğa yürüyüşü

güzel bir havada yaklaşık 14km kadar yürüdüğümüz parkur kolay ve aslında güze bir rota sayılır fakat biraz ‘insan’ bulaşmış. traktör yolu tabir edilen, zorlasan binek araçların da gidebildiği -herhangi bir suya yakın- yollar; er ya da geç ‘piknikçi/mangalcı’ istilasına uğramaya mahkumdur. ormanın derinliklerinde ilerlediğinizi düşünürken ansızın karşınıza çıkan piknikçi çöpleri, o kadar da ormanın derininde olmadığınız gerçeğini yüzünüze çarpar. demek ki daha derine, daha da derine gitmeniz gerekiyor. mesela traktör yolu dahi olmayan derinlere… devamını oku

küçük sinekli – danamandıra doğa yürüyüşü

2 köy arasında, dikenli dallar ve ayakkabı seven çamurlar içinde yürüdüğümüz parkur; adeta kendi kendimize macera yarattığımız bir parkur idi. zira rotamıza paralel asfalt yol bile var köyler arasında. haa yola yakın gitmedik, daha içeriden yürüdük tabii ama daha bir orman içinde, daha bir dağ vadi içinde yürümek varken.. güzel fakat gereksiz zordu yer yer, özetle. demek ki neymiş? o bölgeye yağmurdan sonra gidilmezmiş.. yine de danamandıra köyünden manda yoğurdumuzu almadan dönmedik şehirliler olarak. yoğurt fena değildi :p
devamını oku

martılar / kadıköy

nerede elime bir tele lens geçse, orada martı fotoğrafı çekmem kaçınılmazdır
ne zaman elime bir tele lens geçse, o zaman martı fotoğrafı çekmem kaçınılmazdır
kim elime bir tele lens verse, ona martı fotoğrafı çekmem kaçınılmazdır
niye elime bir tele lens verilmesin, çünkü martı fotoğrafı çekmem kaçınılmazdır
devamını oku