eskişehir aslında eski değil

biliyorum çok şaşıracaksınız ama eskişehir aslında eski falan değilmiş; bayağı bildiğiniz yeni, betonarme bir şehirmiş yani görüntüsünde bir eskilik, bir tarihi şehirlik, bir ‘old city‘ havası yok. eski yapılara ‘benzetilmiş’ yapıların olduğu bir mahalleciği var ‘tarihi odunpazarı evleri‘ni barındıran ama bu bölgede de ‘tarihi’ olanlardan çok, yeni ama eski görünümlü yapılar var. haa yine de ‘şirin’ görünmüyor değil bu mahalle. evlerin dış mimarisi ise ülkemizin evleriyle meşhur diğer şehirlerininkinden çok da farklı değil sanki. bize her yerde aynı tip evi, ‘tarihi x şehri evleri’ diye yediriyor olmasınlar? araştırmak lazım…
ve merkezinde birkaç cami, külliye gibi tarihi yapı…
adında eski ibaresi geçtiği için bu eski-yeni konusuna takıldım ama neyse, bu kadarı yeterli. Continue reading

doğu ekspresi / kars

şubat başında zek‘ten gelen teklif: doğu ekspresi ile kars’a gidelim?
yanıtım: teklifiniz uygun görülmüştür.

dedik ve şubat sonunda düştük yola. şubat sonuna kalmazdık ya; daha erken seferlerde, istediğimiz yerler kalmadığı için mecburen.. meğer doğu ekspresi yolculuğu moda olmuş o sıralar ve yataklı/kuşetli vagonlardaki yerler kapış kapış gitmiş kış ortasında. biz de farkında olmadan modaya kaptırmış olduk kendimizi :p Continue reading

zerzavatçı köyü – cumhuriyet köyü doğa yürüyüşü

geçtiğimiz pazar, bu kez şehre yakın bir bölgede, epeydir merak ettiğim polonezköy’de yürüdük yine gezintrek ekibiyle. kışın ortasında güneşli ve sıcak, çok güzel bir havaya denk geldik; nereden bakılsa, ballıyız 🙂

yürüyüşün, orman-çayır içinde geçen kısmı çamura rağmen güzeldi. polonezköy geçişi ise keyifsizdi; hadi 2km kadar asfalt kısım, uzun bir parkur içinde görmezden gelinebilir diyelim ama araçlar çok hızlı/agresif geçiyor, ciddi tehlike yaratıyor yol kenarında veya kaldırımda yürüyenler için.

Continue reading

şişli şehir yürüyüşlerimden fotoğraflar

şehir yürüyüşlerim tüm hızıyla devam ederken, şişli sokaklarını da tanımaya/ezberlemeye başladım.
gün içine(hafta sonu) denk gelen yürümeler sırasında telefonla fotoğraf da çekiyorum ara ara.

sokakları turlarken, kafamı kaldırınca dikkatimi çeken bazı binalar:


kar mı o?

fulya – şişli – osmanbey hattında kar-kış-kıyamet-tipi-fırtına-soğuk demeden çıktığım fotoğraf yürüyüşüm, makinemin -soğuktan veya su almasından kaynaklanan- geçici bir arızasından ötürü az fotoğrafla sonuçlansa da kar yağarken yürümek hoş idi…


yabani meyveler ya da dağ/orman meyveleri

dağda-bayırda-ormanda gezerken karşılaştığım yabani meyvelerin, hazır fotoğraflarını çekerken ve yenebilenlerin de tadına bakarken; neden derli toplu bir not almıyorum ki diye sordum kendime bir doğa yürüyüşünde, ansızın.. aslında çok da ansızın sayılmaz zira o yürüyüşte sık rastladığımız bir meyvenin, yenip yenmeyeceği tartışması çıkmıştı grupta ki bu tartışma bende bu fikrin oluşmasına neden olmuştu.. çünkü ben, yabani meyvelerin hangisi yenir/yenmez; ne işe yarar; nasıl yenir gibi bilgileri zor aklımda tutardım, dolayısıyla tek başımayken risk almaz, hiçbirine dokunmazdım. tıssıısıs. kendi notumu almam en iyisi yani, özetle. Continue reading

ora

arada kaynamasın, bir adana gezintim vardı; oralara gitmişken 1 güne sığdırabildiğim kadar gezdim, bol cami gördüm. evet, eski adana bölgesinde, 1 günlük gezintide en çok cami görürsünüz.
(hemen de uzman kesildim)

cep telefonu kamerasıyla harikalar yarattım adeta :p