bedava yasal film..!

daha önce ilgili bi yazı mı okumuştum yabancı bi sitede mi görmüştüm emin değilim ama telifi ödenmiş‘ filmlerin bedava indirilebildiğine ya da indirilebileceğine dair bi şeyler hatırlıyorum.. her neyse uzatmadan söyleyim: efendim ekolay da bu işe el atmış ve telifi ödenmiş‘ bazı filmlerin sitesinden indirilebileceğini duyurmuş geçenlerde.. ben yeni gördüm.. çok güzel bi hizmet bu bence.. hem bedava hem yasal, daha ne olsun 🙂 elbette herkesi tatmin edecek türde filmler olmayacaktır bu filmler ama en azından arşivlik bazı filmlere kolayca ulaşmak için iyi bi yol olacak..

ilk film olarak da kemal sunal ‘ın bi klasiği sunulmuş: ‘doktor civanım‘ 🙂 ve üstelik de bu filmler dvd, vcd, wmv formatlarında ve de ipod, psp, 3g cep telefonu gibi taşınabilir ortamlara uygun formatlarda sunuluyor.. -gerçi şu an sadece bu film var ama sayının artacağına şüphe yok.-

                                                                           .

                                                                doktor civanım

                                                                          .

 

bu filmi bedava indirmek için buyrun.. -filmi indirirken flashget programını da kullanabiliyorsunuz, bu da güzel yanlarından biri.-

.

.

.

 

oyun istasyonu – tiyatro sporu

bu haftaki gösteri harikaydı, izmit ‘te olup da kaçıranlar çok üzülecekler, kafalarını duvarlara vuracaklar, ağlayıp sızlayacaklar.. o derece yani.. emrah ‘ın fikrini de süper oynadılar; ‘sallanan yeşil şeyler’ 🙂 kalabalık gidilse daha bi tadı çıkacak bu oyunun..

                                                                                     .

                                     oyun istasyonu

                                                                   .

‘oyun istasyonu’ kimdir, ‘tiyatro sporu’ nedir diye merak edenlerin oyun istasyonu web sitesine bakmaları şiddetle tavsiye edilir.. yok illa ki sen anlat biz dinleyelim diyorsanız, kendimce ifade etmeye çalışayım:

.

oyun istasyonu 1

.

efendim öncelikle tiyatro sporunun, bi tür doğaçlama tiyatro oyunu olduğunu belirteyim.. tur adı verilen bölümler üzerine kurgulanan, seyirci katılımıyla şekillenen bi tür.. oyunda iki grup var (‘oyun istasyonu‘ ekibinden gördüklerimi aktarıyorum), bu gruplar daha önceden sırası ve çeşidi belirlenmiş turları, seyircilerin genellikle absürt olan 🙂 fikirleriyle şekillendirip doğaçlama olarak tek tek oynayarak, daha fazla güldürüp daha fazla puan almaya çalışıyorlar.. tabii amaç eğlenmek; puan, yarışma gibi tabirler yanlış bi fikir oluşturmasın..

.

oyun istasyonu 2

.

örnek turlardan bahsedersem sanırım daha iyi anlaşılır: roman turu. bu turda sahnedeki grubun oynaması için seyirciler bi roman adı belirliyorlar.. mesela ‘sallanan yeşil şeyler’ 🙂 ve işin geri kalan kısmını ekip hallediyor; ne kadar çok gülmekten yararlarsa, iki grup arasındaki çekişme o denli hareketli ve yarıcı oluyor ve tabii tadı da öyle çıkıyor oyunun zaten.. roman turundan bahsetmişken, daha eski gösterilerden bi roman turunu(seyircilerin belirlediği romanın konusu: ‘gülmedik doya doya’) aşağıda izleyebilirsiniz:

.

[kml_flashembed movie="http://www.youtube.com/v/3q2Khm3oL2U" width="425" height="350" wmode="transparent" /]

.

buna benzer, seyircilerin bazen daha çok katılımda bulunduğu kart turu, film, gülmek yok gibi başka turlar da var ve hemen hepsinde izleyicilerin fikirleri oyunu yönlendiriyor..

.

oyun istasyonu 3

.

mesela ‘sorgu’ turunda, suçlu bi suç işlemiş oluyor haliyle ama ne suç işlediğini bilmiyor ve tabii suçunu izleyiciler belirlemiş.. iki sorgucu, suçluyu sorguya çekiyor ve işlediği suçta geçen kelimeleri kullanmadan suçluya işlediği suçu buldurmaya çalışıyorlar.. yine daha önceki haftalardan, suç konusunun ‘osuruğuyla balon şişirmek’ 🙂 olduğu bi örneği aşağıda izleyebilirsiniz:

.

[kml_flashembed movie="http://www.youtube.com/v/zMHFQDj4h10" width="425" height="350" wmode="transparent" /]

.

gösteri doğaçlama olduğu için, sahnede başarıya ulaşmak harbiden zor iş, tüm o oyuncuların alnından öpmek gerek.. bi kez daha tebrik ediyoruz.. bi de başka bi yerde etmiştim, burada değil 🙂

.

.

.

 

bilinen en eski fotoğraf

işte her şey böyle başladı 🙂

ekleme: joseph nicéphore niépce tarafından 1826 yılında, 20*25 santimetrelik yağlandırılmış katran üzerine “view from the window at le gras (le gras ‘taki pencereden görünüm)” adıyla çekildi. 8 saatlik pozlama süresinden ötürü binalar, sağdan ve soldan güneşle aydınlanıyor. bu fotoğraf genellikle, başarılı ilk kalıcı fotoğraf olarak kabul edilir.

kaynak: vikipedi

ayrıca ilk fotoğraflardan oluşan bi seçkiye de şuradan ulaşabilirsiniz..