pamuk şeker – leyla ile mecnun
hayal kırıklığının resmidir:
yazı kalır
hayal kırıklığının resmidir:
sen unutmuyorsun, o unutmuyor; ben unutuyorum… (*)
evet unutuyorum; telefon numaralarını veya dün ne yediğimi, ne giydiğimi falan değil yaşadıklarımı unutuyorum. yani ‘anı’ niteliği kazanması gereken bir çok önemli ya da en azından sıradan(rutin) olmayan olay/kişi/durum, hafızamda bu mertebeye erişemeden uçup gitmiş oluyor.
hafızamın çok iyi olmadığının zaten farkındaydım fakat bir hafta önce bir arkadaş grubunda, yıllar önce yaşadığımız aksiyonu biraz yüksek bir günden bahsedilince tek zerre bir şey hatırlamadığımı farketmem, böyle bir şey yaşamış olduğumuza dair kafamda en küçük bir şeyin canlanmaması, biraz endişelendirdi beni. üstelik aynı olay bana 5-6 ay öncesinde hatırlatıldığında, hatırlıyormuşum o günü. şimdiyse 5-6 ay önceki o günden de aklımda bir şey kalmış değil.. böylece o günü daha önce hatırladığım günü de hatırlamadığımı farkedince iyice şaşırdım kendime..
yine yemekten ve tembellikten fotoğraf çekmeye pek fırsat bulamadığım bir memleket gezisinden 3-5 kare..
nazar var bende nazar, dedi kadın
e kurşun döktürelim sana, dedi adam
aaa olur!, umutlandı kadın
dalga geçiyorum ben, güldü adam
yaaa!, bozuldu kadın
baş dönmesi.. izindeyiz reyiz 🙂
bu saydıklarım bir araya gelince anca bu oluyor:
Flickr API error: Photoset not found
mesut arkadaşla istanbul akvaryum gezmesi, annemgillerle sultanahmet’te kandil, merve ve selcan arkadaşla sultanahmet’te ramazan, ofiste bir mesai akşamı..
hazır akvaryumdan, hayvan sevgisinden bahsetmişken darıca hayvanat bahçesi‘ne gitsek de listeden çıkarsam artık.. bir de turkuazoo vardı değil mi lan! benim işim de zor valla..
‘abdi gider hamza gelir‘ diyerek düştüğü çıkmazdan hala kurtulamamış olsa da, battal ağa kafasını açmıştır memed’in..
abdi gidince hamza geliyorsa, ince gidince de uzun gelir memed! sen gitmek istesen de zaten gidemezsin ya, gittin diyelim, senin de yerini başka memedler alır.. ama senin içindeki bu kurt seni rahat bırakmaz, bu mecbur kurdu.. bazı insanların kaderi budur; içindeki bu mecbur kurdunu dinlemek, onun götürdüğü yere gitmek.. sen köşene çekilsen başkasına geçecek bu kurt memed, insanların zalimlere karşı durabilmesini, mücadele edebilmesini sağlayan bu kurttur…
bu fikir ince memed’in kafasına girecek gibi görünüyor(zira daha 1,5 kitap var hikayenin sonuna 🙂 ) ama yine de bırakmayı/gitmeyi deneyecek mi, merak ediyorum..