yedigöller gezisi

yedigöller milli parkı diye bir yer varmış, gitmeden bir süre önce haberdar oldum. bir amatör fotoğrafçı olarak çok ayıp etmişim şu ana kadar bilmemekle, gitmemekle..

‘en azından orta uzunlukta bir yürüyüş de yaparız göllerin çevresinde’ niyetiyle gittik fakat vakit yetmedi. öğleye doğru bölgeye vardığımız için hava kararana kadar gölleri anca gezebildik. yedigöller bölgesinin tamamını gezmek ve aynı zamanda ‘bir miktar’ fotoğraf çekmek için sabahın erkeninden varmak gerek bölgeye.. ve niyet uzun uzun, ciddi ciddi fotoğraf çekmekse; tatil olmayan bir günde, hafta içi falan gitmek en güzeli olur zira ben bilmesem de yeterince bilen varmış parkı. hatta devletimiz, -eksik kalmasın- vatandaş için piknik alanları da hazırlamış, mangal yakmak da serbest! (bir yerde mangal mı yakılıyor, oradan geçip gitmeli) kısacası; çok ‘doğal’ bir alan sayılmaz, tesis gibi ama çok da değil. mesela tuvalet var ama durumu içler acısı; örümcek ağı bağlamış her yanı. mesela tanıtıcı levhalar var ama a4 kâğıda çıktı alınıp, poşet dosya içinde asılmış levhalara. ya da ıssız bir ormanda rastlamamız pek mümkün olmayan; bir ağacın gövdesine, bölgedeki tüm liselilerin, isimlerini kazımış olmaları.. ve elbette fotoğrafçılar.. öyle böyle değil, kaba bir hesapla; o gün orada bulunan fotoğraf makinası ve ekipmanlarının ederi 300bin tl civarında vardır. (yaklaşık fotoğrafçı sayısını bulunuz) kitle, zaman zaman bir araya biriktiğinde kayda değer bir insan trafiği oluşuyor; özetle bir daha hafta sonu gidilmeye.

metehan‘la ekipten koparak, göllerin arasında yöresinde 5 saatte yürüdüğümüz yaklaşık 5km yol şöyle bir şey oldu;

ilk fotoların kötülüğü sevgili kit lensimden kaynaklanıyor yoksa hava kapalı da olsa, fotoğrafa yeterince elverişliydi ve tabii ki renkler çok daha güzeldi. neyse ki geniş açıdan vazgeçip lens değiştirdim ikinci yarıda, yoksa oturup ağlayabilirdim hiçbir fotoğrafımın işe yaramamasına. tısıısıss.


One comment

Yorumlar