kampa devam / gökçeada / deniz / doğa

birkaç hafta önce gezintrek grubuyla gittiğimiz gökçeada‘da deniz kenarında kurduğumuz kampla, 3. kez kamp çılgınlığına girişmiş oldum. ilki sardala koyu‘nda, ikincisi erikli plajı‘nda olan kamp maceralarımın üçünüsü gizli liman diye anılan koyun yakınındaki küçük bir çamlık alandaydı.

hafif ve kolay taşınabilen yani matım* ve çam ağaçlarının kuruyup dökülmüş iğne yapraklarıyla nispeten yumuşattığım zemin sayesinde, bu kez rahat uyuyabildim. çadır/kamp konforunu, böylece kendim için 2 tık daha artırmış sayılırım. çam ağaçlarının gölgesi sayesinde güneş doğar doğmaz uyanmak zorunda da kalmadım; demek ki neymiş, ağaçlık alanda kamp konforunu -kolaylıkla- yaklaşık 3 tık yükseltmek mümkünmüş, at cebe bu bilgiyi.

okumaktan sıkılanlar için fotoğraf molası:

gökçeada’yı, eski adıyla imroz‘u sevdim. doğası çok güzel, denizi güzel. dağlarında/tepelerinde gezen keçileri var. yapı yoğunluğu düşük. doğası ve köyleri zakkum çiçekleriyle dolu, pembeye bayılmam ama zakkum pembesi adaya yakışıyor. rum köyleri diye anılan, güzel 5 köyü var ama aşırı turistik değil, yani güzel. köylerden biri, dereköy, diğerlerinden farklı; rumlar’ın adayı terk etmesiyle kimsesiz kalan evlerinin çoğu hâlâ boş, yapıların virane hâlleri ise oldukça etkileyici ve hüzünlü. tüm boş köyler gibi bu köy de hikâyesi/geçmişi konusunda meraklandırıyor..

gün batımı & ateş romantizmi yapmak üzere çıktığımız tepeden dönüşümüzde, kapkara gökyüzünde pasparlak ve kum kadar çok yıldız vardı. o tepeye yıldız fotoğraflamak veya meteor izlemek için ayrıca gitmeli (gitmedi).

doğa yürüyüşü için muhtemelen bolca uygun rota var gökçeada’da ama biz birkaç kısa yürüyüş yaptık sadece; en güzeli marmaros plajı‘ndan marmaros şelaleleri’ne (küçük ve büyük) yaptığımız yürüyüştü. şelaleye kadar gitmişken, bir klişeyi daha gerçekleştirerek şelalenin altında, soğuk suyuyla serinlemeyi de ihmal etmedik.

* reklamlar: mat dediğim, ‘kendi kendine şişen’ bir şişme yatak aslında ama en fazla 2,5cm yüksekliğe ulaşıyor şişince. kendi kendine şişiyor dediysem, çok beklemek istemiyorsanız birkaç nefes harcıyorsunuz, o kadar. klasik/standart düz decathlon matında uyumak daha önce bana büyük eziyet olduğu için bunu aldım ve 3-4 günlük ilk denememde, kendisinden memnun kaldım. havasını iyice alıp sıkıca sarınca, sırt çantasının bir tarafına bağlayıp taşımak mümkün, ben öyle yaptım. işte o ürün.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir