May 082017
 

sevdim sayılır.

oyun atölyesi‘nden izlediğim ilk oyun. milattan öncesinin yunan topraklarında geçiyor hikâye. genel izleyiciye (yazar burada dil çıkarır) hitap eden eğlenceli bir oyun. oyunculuklar iyi ki öyle olmasa oyuncular herhalde bu tiyatroda yer bulamazlardı.
güncel olaylara göndemeler beğendiğim yönlerinden, bel altı espri dozajı ise beğenmediğim yönlerinden oldu.

tiyatro: oyun atölyesi

Eki 282016
 

sonunda buldum! istanbul efendisi oyununun şarkı listesini sonunda buldum. benim için büyük, insanlık için küçük bir adım..

tiyatroyu geçen senelerde çokça izlemiştim ama o dönemlerde, aradığım halde, oyunda söylenen şarkıların tam listesini bulamamıştım; ya çabuk vazgeçmişim ya yanlış anahtar kelimelerle aramışım, her neyse.. geçenlerde yine aklıma düştü ve tekrar arayınca buldum. hem de oyunun tüm ayrıntılarının yer aldığı, sanırım oyunun yönetmeni engin alkan tarafından hazırlanmış olan bir web sitesinde; şurada.
ayrıca listeyi ararken, oyundan çekilmiş şarkı görüntülerinin olduğu bir video listeye de denk geldim; o da şurada. (bu görüntüler benim seyrettiğim ekibin oyunundan değil, daha eski bir gösteriye ait sanırım) Continue reading »

May 152016
 

sevdim.

birkaç gün önce gittiğimiz oyunla, nadir sarıbacak‘ı ilk kez sahnede izlemiş oldum. dostoyevski’nin meşhur hikayesi tek kişilik bir performans olarak sahneye uyarlanmış.
en aklımda kalan sahnelerden biri yemek sahnesi oldu.
bir de tabii ‘sen kimsin ki!’ lafı :)

kendisini galiba en son kış uykusu filminde izlemiştim ancak yozgat blues filmindeki oyunculuğuna bayağı hayran kaldığımı hatırlıyorum nadir sarıbacak’ın.

tiyatro: seyyar sahne