Nis 182016
 

geçen hafta izlediğimiz oyunu buraya not edeyim de sonra ‘izledim mi, izlemedim mi’ diye düşünmeyeyim; malum unutkanlık başa bela..

netaş tiyatro topluluğu’nun bu sezonki oyunu olan üç kuruşluk opera‘nın ilk gösteriminde hazır bulunduk ama oyuncular pek hazır sayılmazdı doğrusu :) anlatıcı’nın da geyiğini yaptığı üzere; yapılabilecek tüm hatalar yapıldı :) topluluğun daha önce sahnelediği damdaki kemancı‘da oyunculuklar -tekrar düşününce- oldukça iyiymiş aslında. haa o zaman da demişim; ‘asıl işi oyunculuk olmayan kişilerden oluşan bir topluluğa göre iyi sayılır’ diye; eh bu durumda üç kuruşluk opera da o kadar kötü sayılmamalı. çok da haksızlık etmeyeyim, muhtemelen sonraki gösterimlerde durum iyileşecektir.

tiyatro: netaş tiyatro topluluğu

Nis 162016
 

belgrad ormanı’nda bir başka rota bu kez. çokça yürüdüğümüz üç gölet rotası(1, 2, 3) kadar uzun değil ve daha belirgin yol var; aslında araç yolu-ama toprak- ve rahatsız edecek kadar da araç yoktu. kolaylıkla yürünebilecek bir parkur kısacası. zaten gölet ve çevresi, ayvat(d) bendi tabiat parkı adıyla korunan bir alan.
son 1km kadarlık asfalt kısmı saymazsam keyifli bir yürüyüş oldu güneşli ama bunaltmayan bir havada.

başlangıca geri dönülüyor tam tur yapınca;

Nis 102016
 

güzel bir havada yaklaşık 14km kadar yürüdüğümüz parkur kolay ve aslında güze bir rota sayılır fakat biraz ‘insan’ bulaşmış. traktör yolu tabir edilen, zorlasan binek araçların da gidebildiği -herhangi bir suya yakın- yollar; er ya da geç ‘piknikçi/mangalcı’ istilasına uğramaya mahkumdur. ormanın derinliklerinde ilerlediğinizi düşünürken ansızın karşınıza çıkan piknikçi çöpleri, o kadar da ormanın derininde olmadığınız gerçeğini yüzünüze çarpar. demek ki daha derine, daha da derine gitmeniz gerekiyor. mesela traktör yolu dahi olmayan derinlere… Continue reading »