büyükada/heybeliada – doğa/şehir yürüyüşü

birkaç ay önce metehan ile beraber, ilk olarak büyükada‘da  başladığımız ada gezmelerine/yürüyüşlerine, heybeliada‘da devam ettik:

  • büyükada’da fayton güzergahları at ve at pisliği kokuyordu.
  • büyükada’nın ormanlık/çalılık alanında sülün görmüştük.
  • heybeliada’da değirmenburnu tabiat parkı‘na girişin yayalar için bile ücretli (6tl) olduğunu öğrendik, buna gıcık olduğumuz için girmedik.
  • heybeliada’da, adı ‘terki dünya‘ olan bir küçük manastır gördük. isim, bir ibadethaneye çok uygun değil mi, terki dünya, tıssıs.

Continue reading

kadıköy/üsküdar sokaklarında sıradan günler

gün geçmiyor ki sokakta fotoğraf çekerken, birileri tarafından, “çekme, çekemezsin, kimi çekiyorsun, niye çekiyorsun, sen beni mi çekiyorsun, ne oluyor ne çekiyorsun burada?” şeklinde uyarılmayayım. halkımız, sokak fotoğrafçılığında gelişmeme engel olmaktaki kararlı ve ısrarcı duruşunu koruyor. en son olayımı kadıköy’de yaşadım; bu kez de dayak yemeden atlatmayı başardım, ayrıntılarını yazmayacağım..

uğruna dayaklardan döndüğüm sokak fotoğrafçılığımın son ürünleri ise şunlar:


teknik bilgi sevenler, flickr’daki albüm ve fotoğraf ayrıntılarında serbestçe boğulabilirler.

 

kadın/adam – 10

kadın: gideyim ben. (gidemez.)
adam: tabii, nasıl istersen. ama… (bırakmaz.)
kadın: gitmeliyim ben. (gidemez.)
adam: olur, daha sonra görüşürüz. yine de… (bırakmaz.)
kadın: ben gitmek istiyorum. (gidemez.)
adam: tamam, git. fakat bence… (bırakmaz.)
kadın: ama benim gitmem lazım. (gidemez.)
adam: git. (bırakır.)
kadın: gidiyorum ben. (gider.)

adam: yine gelsene. (ısrar eder.)
kadın: belki. (gelmek istemez.)
adam: gel istersen. (ısrar eder.)
kadın: bilmem ki. (gelmek istemez.)
adam: gelebilirsin. (ısrar eder.)
kadın: emin değilim. (gelmek istemez.)
adam: gel bence. (ısrar eder.)
kadın: gideyim ben. (gitmek ister.)
adam: git. (vazgeçer.)
kadın: gidiyorum ben. (gider.)

kampa devam / erikli plajı / sahil yürüyüşü

kamp işine girişmişken ve hazır henüz tam soğumamışken, hem kamp pratiğimi artırmak hem de kısa bir deniz tatili için birkaç günlüğüne erikli‘ye gittim. 

kamp derken, öyle kendi başıma ıssız bir yerde çadır kurmadım elbette, o kadar değil, daha ona çok var, hele bi yavaş önce.. 🙂 çadır için yer kiralayan kamp alanlarından birinde kaldım; elektriği, interneti, suyu, duşu, tuvaleti falan olan çam ağaçlı bir camping alanı. haa duş/tuvalet duyunca, aklınıza 3-5 yıldızlı otel banyosu gelmesin; ıslak ve pis duş perdesi hayal edin, hani şu küfür niyetine de zaman zaman bahsi geçen, heh işte duş dediğim öyle bir ortam. bir de bunun sıcak sulu olanına fazladan ücret alınıyormuş, öyle bu işler tabii; malum tatil/yazlık beldesindesiniz, kolay değil esnafın karnını doyurması. zaten sıcak havalar dışında kendilerini hiç merak etmiyorsunuz ne yer ne içerler diye, onlar da intikamı bu şekilde alıyor işte; turist gördün mü sıkıca sarıl ve öp, muck!

devamını oku

perseid peşinde / sardala koyu / ilk kamp / doğa yürüyüşü

direndim direndim direndim… olmadı, yıkıldım. zincirlerimi kırmak zorunda kaldım, prensiplerimi ezip geçtim: çadırda kaldım! konforumdan, evet konforumdan ödün verdim, ben-konforumdan-ödün-verdim. tarihe not düşülsün. ben konforumdan ödün verebiliyorsam, daha da kimse hiçbir şey için imkânsız demesin, tıs.

baktım ki olmuyor, olmayacak, her yere günübirlik yetişilemiyor; zaten bir yerde bu inadımı kırmam gerektiğini de seziyordum ve sonunda kırmayı başardım.. geçmişte, kamplı/çadırlı planlara daha laf açılır açılmaz “ben yokum” demişimdir, doğrudur, fakat o gün o gündü, bugün bugün, tııss.

devamını oku

the dø / tıs tıs tıs

yine bir uyku açmalık sabah şarkısı, yani en azından benim için :p
gerek tıslamalarıyla, gerek bulutlarıyla/ağaçlarıyla, gerekse flare/bokeh gibi çekim şirinlikleriyle; türlü güzelliklerle dolu bir klip; yani sadece dinlemelik değil, izlemelik de aynı zamanda.

the dø grubunun 2 parçasından oluşan bir ‘take away show / la blogothèque‘ kaydı imiş bu performans, benim her sabah bir doz aldığım kısmı ise ilk parçası: despair, hangover & ecstasy.

karabasan içinde karabasan

rüya içinde rüya, kâbus içinde kâbus görmüşlüğüm vardı; karabasan içinde karabasan da yaşadım, artık eksiğim kalmadı.

karabasanla muhabbetimiz çok eskiye dayanır.. ilkokul yıllarından hatırladığım nadir konulardan biri, o zaman da bana karabasan ‘gelmesi’ydi. o yıllarda yaşamış olduğuma dair kanıtlarımdan biri de bu konudur, zaten birkaç anı kırıntısı da olmasa, o yaşları yaşamış olduğuma kendimi ikna edemezdim, tıssııs. hoş, hafızamız/beynimiz bazen anıları tamamlayabiliyor ya da uydurabiliyormuş bir dereceye kadar, dolayısıyla bir şeyler hatırlıyor olmam da yaşamış olduğuma kanıt sayılmaz tam olarak. neyse, konu ‘var mıyım yok muyum‘ felsefesine dayanmadan bu kısmı kapatıyorum. Continue reading

yeni bir filmli ile ilk denemeler: nikon n65

nikon n65: taşınma işlerim sırasında, eski evimi toparlarken bulduğum, nedim arkadaşımdan kalma bir filmli fotoğraf makinesi.

nikon n65: nikon’un son model amatör analog makine modellerinden biri. bu tür bol ayarlı, türlü çekim/pozlama/netleme modları olan slr modeller; dijital döneminin hemen öncesinde, analog devrinin geldiği son noktadaki makinelerden. dijital bir sensör aracılığıyla dijital bir karta kaydetmek dışında, neredeyse ilk dijital slr makinelerdeki tüm özellikler bunlarda da var.

ee böyle sürpriz bir makinem olmuşken durur muyum ben de, zaten canon ae-1 ile heveslenmiştim son zamanlarda filmli çekimler yapmaya; bir film de bu makineye takıverdim ve test etmek için düştüm sokaklara: Continue reading

bolu: bir avrupa kenti :p

benim gözümde avrupa kenti ünvanını hak etmiş olmasının tek sebebi, bolu şehir merkezinde geçirdiğimiz en fazla birkaç saatlik sürede, bize yaya geçitlerinde 3 kez, evet tam 3 kez yol verilmiş olması! -bu cümle bir ünlemi hak ediyor.-

daha önce de kısmen faydalanmıştım bolu doğasından ama bu kez daha kapsamlı faydalanmak üzere, bir güne sıkıştırılmış bir ‘bolu doğa gezisi’ turu yaptık. gördüğümüz yerler: abant tabiat parkı, gölcük tabiat parkı, akkaya travertenleri, gölköy baraj gölü.

ha yağdı ha yağacak bir havanın hâkim olduğu çok bulutlu/sisli günden fotoğraflar: Continue reading