futbol ve ben: bir halı saha maçı hikayesi..

uzunca bi aradan sonra 2 gün önce bi halı saha maçı yaptık. sapanca pikniğindeki maçı saymazsak sanırım 5 yıl olmuştur maç yapmayalı zira oynamayı da izlemeyi de sevmem.. gerçi lisede miydi öncesinde miydi hatırlamıyorum pek ama bizim bi takımımız vardı, düzenli bi şekilde maç yapardık halısahada hatta sponsorumuz bile vardı, ‘fırat elektrik’ mi ne öyle bi şeydi adı; beyaz fanila üzerine sanırım sarı-siyah renklerle ‘fırat elektrik’ yazdırıp forma yaptırmıştı bize 🙂 ama yine de sevemedim futbolu.. kendimce nedenlerim var elbette; hayatımda yaptığım, az sayılabilecek sayıda maçtan ikisinde kaburga kemiğimi kırıp, ayak kemiğimi çatlatmış olmak gibi.. üstelik ayakla ilgili olay maçta değil ‘ortada sıçan‘ oyununda olmuştu.. diğeri de benden en az 10 yaş büyük adamlarla maç yaparken olmuştu.. hazırlıkta da neredeyse lisanslı bi futbolcu arkadaşı(gökhan, kusura bakma yahu) sakatlıyordum yok yere.. yani bi oyunda top varsa, ben olmayayım daha iyi.. neyse kısacası, itiraz etme şansım olmadığı için oynamak zorunda kaldım..

ve yenildik 🙂  gerçi bi 5 dakika daha olsaydı büyük farkı kapatıp yenme ihtimalimiz bile vardı ama yenildik işte.. “ben hiç bi şeye karışmam, savunmada yatarım” diyerek gittiğim maçın ilk 10 dakikasında bütün enerjimi tükettim ve maç sonuna kadar nefes nefese koşturup durdum(durma kısımları epeyce uzun sürüyordu 🙂 ).. gerçi koşturmam bi işe yaramıyordu ama koşturuyordum gene de. zaten iyi oynayabildiğini iddia eden kimse yoktu aramızda.. 2-3 kişi dışında herkes berbattı 🙂

maçtan notlar:

embül‘ün arkadaşının sünnet düğünü varmış, gelemedi o yüzden.

erus ‘un niye gelmediğini bilmiyoruz, ben evden çıkarken başarılar diledi, o kadar..

– adam seçme işini alicin ile ben yaptık. ‘alıştık‘ yani 🙂  (bkz: alışmak)

– kalemize gelen neredeyse bütün ataklar gole dönüştü çünkü kalecilerimizde(dönüşümlü) pek iş yoktu.

– karşı kalede ‘panter celal’ olduğu için bizim atakların çoğu boşa gitti.

möté‘yle bi ki defa karşı karşıya geldik; el bileğini çizdim. aslında oyun ayak oyunu ama eli çizilmiş nasıl olduysa. olacak o kadar sakatlık artık.. möté, sana bi çift lafım var: sızlanıp durma bileğini çizdim diye, futbol erkek oyunudur; yemiyorsa gelme maça bi daha 🙂

– “madem adam alışma işini ben yaptım, o halde kaptanlık da taslarım” deyip oraya buraya komutlar yağdırdım, hasan yılmaz’ı gör, barzan sağında adamın var, ali topu tut, koş ferhat koş vs.

– ahmet, evet evet bizim ahmet, hiç beklemediğim bi performans göstererek beni çok şaşırttı; oynayabilen o bi kaç kişiden biri ahmet’ti.. helal sana amedim, koçsun sen koç..

– ‘panter celal’, kendi kalesinden bizim kaleye bi gol attı ama golünü göremedi, topu sallayıp başka bi tarafa yönelmişken, sevinç nidalarıdan fark etti gol atmış olduğunu 🙂  bizim takımı o derece ciddiye alıyorlardı yani..

maç iyiydi, hoştu özetle.. sakatlanmadım ya o da büyük bi başarı benim için.. şimdi tutturdular “bi daha yapalım” diye sevgili futbolsever arkadaşlarım; bana sağlam bi bahane bulanın 40 yıl müteşekkiri olurum..

.

.

.

2 comments

  1. aynı duyguları paylaşıyorum bende. bir sonraki maçı 4 gözle bekliyorum. maçın 40. dakikası falandı atağa çıkmıştık 4’e 2 yakalamıştık galiba top benim ayağımdaydı hangi akla hizmet şut çektim bilmiyorum ki üst üste 2 kale olsa gene gol olmazdı o derece dışarı çıktı 🙂 çok pis bencillik yaptım orda içimde kaldı valla 🙂 🙂 (maçın dönüm noktası bile olabilirdi 😀 )
    önümüzdeki maçta bunu telefi ederim inş.

  2. 2 seyı merak edıyorum… 1- Ahmet mactan once panık yaptı mı :))) …
    2- Mac kadroları

    P.S. metenın elını mactan once zıya cızmıstır o macta farketmıstır …

Yorumlar