yabani meyveler ya da dağ/orman meyveleri

dağda-bayırda-ormanda gezerken karşılaştığım yabani meyvelerin, hazır fotoğraflarını çekerken ve yenebilenlerin de tadına bakarken; neden derli toplu bir not almıyorum ki diye sordum kendime bir doğa yürüyüşünde, ansızın.. aslında çok da ansızın sayılmaz zira o yürüyüşte sık rastladığımız bir meyvenin, yenip yenmeyeceği tartışması çıkmıştı grupta ki bu tartışma bende bu fikrin oluşmasına neden olmuştu.. çünkü ben, yabani meyvelerin hangisi yenir/yenmez; ne işe yarar; nasıl yenir gibi bilgileri zor aklımda tutardım, dolayısıyla tek başımayken risk almaz, hiçbirine dokunmazdım. tıssıısıs. kendi notumu almam en iyisi yani, özetle. devamını oku

bahçeköy belgrad ormanı doğa yürüyüşü – 5

yeni bir pazar yine bir orman yürüyüşü.
daha önce görmediğim kömürcü bendi’ni de rotama dahil ettim bu kez. parkuru oldukça uzattı ve bir miktar da asfalt yürüyüşü eklendi bu sebeple.
bununla beraber tek yürüyüşte gördüğüm en fazla gölet(bent) sayısı 4’e çıkmış oldu, yaşasın! (ne olacaksa – 1)
aslında içimden geçen bir plan var, belki bir gün uygularım; belgrad ormanı’ndaki tüm göletlere tek yürüyüşte uğramak. (ne olacaksa – 2) devamını oku

termal – sudüşen şelalesi doğa yürüyüşü

sonbahar bitmeden atabildim kendimi ormana, neyse ki.
şehirden ayrılırken bastıran sağanak yağıştan ve sallantılı feribot yolcuğundan sonra bulutlu-güneşli-yağışsız bir havada geçti yürüyüş.
parkurun son kısmının(4km!) asfalt(orman içi yol) olması biraz keyfimi kaçırdı ama genel olarak güzel bir sonbahar günü geçirdik doğada. lakin bu rotayı bir daha yürümem; kendime not olsun bu da burada 🙂 devamını oku

aydos ormanı doğa yürüyüşü

istanbul’da şehir içinde doğa yürüyüşü yapılabilecek sayılı noktalardan biri olan aydos ormanı‘na gezintrek ekibi ile beraber gittik. daha önce meteor yağmuru izlemek üzere tek başıma gitmeye niyetlenmiştim ama iyi ki gitmemişim, bol köpekli bir ormanmış; iç taraflarında değil ama mahallelere yakın yerler ve aydos kalesi çevresinde çok vardı.. devamını oku

bahçeköy belgrad ormanı doğa yürüyüşü – 4

geldi sonbahar ayları
gevşer gönül yayları
der ki ey insan
niye duruyorsun şehirde
çıksana belgrad ormanı’na

wikiloc‘ta not aldığım parkurlardan birine uydum bu kez ve daha önce görmediğim topuzlu bendi ile daha önce çokça gördüğüm valide sultan bendi ve ikinci sultan bendi‘ni kapsayan, yine ‘üç gölet turu’ diyebileceğim bir yürüyüş oldu. devamını oku

tepemanayır – hacıllı doğa yürüyüşü

evet hacılı değil hacıllı. hacılı’yı yeterince ilginç bulmadıkları için hacıllı demişler köyün adına.
tepemanayır sözcüğünün ne anlama geldiği hakkında ise en ufak bir fikrim yok. burası avrupa’da bir yer olsa hemen araştırırdım ama gebze’nin bir köyü olunca hiç üzerinde durmadım.

gün sıcaktı.
parkurda açık alan çoktu.
genellikle dere kenarından yüründü.
polenden, tozdan, hapşırıktan geçilmiyordu. gün sonunda hapşırıktan, hafif dozda alerjiden yorgun düştüm.
genel olarak keyif aldım lakin daha serin havada gidilesi bir bölgeymiş. devamını oku

beyoğlu turları – 3

uzun bir aradan sonra, girmediğim sokak kalmış mı, görmek için; yine uzun uzun yürüdüm beyoğlu sokaklarını. evet daha varmış girmediğim sokaklar, girdiklerim de o günden bu güne değiştiği için yeni görmüşüm saydım.. taksim meydanı’ndan başlayıp hemen altındaki bol liseli sokaklara daldım; oradan çukurcuma sokaklarına; oradan da karaköy’e saldım kendimi. karaköy’e geçiş kısmı hızlı oldu çünkü acıkmıştım ve dürüm balıkçı mehmet usta‘dan başka bir şey düşünemiyordum.
havanın busbulutlu olması düpedüz talihsizlik oldu fotoğraf açısından zira lensim ve ben o kadar kabiliyetli değiliz; doğru düzgün ışığa ihtiyacımız var.. güpgüneşli olur, parçalı bulutlu olur, berrak hava olur; bunlar olur, bunlar güzel.

önceki beyoğlu temalı fotoğraf yürüyüşlerim şunlardı; 1, 2 ve beyoğlu duvarları (özel koleksiyon) devamını oku

belgrad ormanı ayvad bendi doğa yürüyüşü – 2

yaklaşık 1 ay önce ilk kez gittiğimiz ayvad bendi tabiat parkı bölgesinde dün tekrar yürüdük. bu kez yoldan yer yer kısa sapmalarla biraz keşif de yapmaya çalıştık…

yürüdüğümüz toprak yol boyunca sağdaki soldaki piknikçi çöpleri keyfimizi biraz kaçırdı maalesef. belediye mi temizlemiyor, çöp kovaları mı az, piknikçiler mi çok pis; bilemem ama sonuç olarak ortalık leş gibiydi. önceki gidişimizde ortam bu kadar pis değildi, sanki o günden bu güne hiç temizlenmemiş gibi. (belediyeye şikayet ettim, umarım dikkate alınır)
piknikçi/mangalcı sıkıntısıyla daha önce yedigöller‘de de karşılaşmıştık ama orası bu kadar bakımsız değildi ki sonradan mangala izin verilen alanların azaltıldığına dair bir haber de gördüm. devamını oku

ballıkayalar doğa yürüyüşü

yaklaşık 1000 yıl önce gittiğimiz ballıkayalar tabiat parkı‘na, yerinde duruyor mu diye görmek için tekrar gittik.
kayalar olduğu gibi duruyor ama insanlar artmış, insanlar çok artmış heyhat!
tam bir ana-baba günüydü. benzetme değil gerçekten ana-baba günüydü. sadece piknik alanı değil kanyon da kalabalıktı. kucağında bebesi, ayağında kundurasıyla kayadan kayaya keklik gibi seken adamlar; zor bir kaya geçişinden hemen sonra elinde tesbihiyle 100 yıldır orada oturuyormuş gibi bir dinginlikle bizi karşılayan yaşlı teyzeler; donuyla göletlerde çimen ergenler… devamını oku