izmit ‘ten bi kaç kare..

denemeye devam.. bu defa istediğime biraz daha yaklaşmışım.. işte son çektiğim fotoğraflardan bi kaçı:

60 evler sahili..

hava çok kapalı diye çekmeyecektim bunu ama bi deneyim demiştim, iyi ki de çekmişim 🙂

bariz bi kadraj sorunu olmasına rağmen, alan derinliği istediğime yakın çıkmış o yüzden bu da burda dursun..

o kadar oyalandım ki bu kare için, balıkçı amcaların hoşgörüsüne de tanık oldum, şaşırdım zira öylesi bi anlayış beklemiyordum; ben olsam kızardım, “çekme kardeşim çekme” filan derdim.. 🙂

her ne kadar o an nereyi netlemeye çalıştığımı hatırlamasam da bunun istediğim kare olmadığından eminim ama yine de beğendim bu fotoğrafı..

sanırım bir “an” fotoğrafı olması sebebiyle en sevdiğim fotoğraf bu oldu bu defa.. hızlıca geçerken farketmedim ama biraz büyütüp de inceleyince topçulardan her birinin yüz ifadesi ve/veya duruşlarının ilginç olduğunu gördüm..

yavaş yavaş gördüğümü ya da görmek istediğimi çekmeyi öğrenecem galiba.. bu iş çok zevkliymiş be yahu 🙂

berker dalmış fotoğraf gösterisi

kocaeli üniversitesi anıtpark yerleşkesi konferans salonunda bugün bir fotoğrafçı vardı: berker dalmış. koüfok (kocaeli üniversitesi fotoğrafçılık kulübü) ‘un girişimiyle düzenlenen gösteri/söyleşide berker dalmış, iki farklı ve çok güzel gösteri sundu bizlere: ‘yansımalar’ ve ‘anadolu ateşi’.

iki gösteri de çok güzeldi aslında ama doğruyu söylemek gerekirse ‘yansımalar’ gösterisi için seçilen müzik, benim pek de hoşuma gitmedi.. ancak ikinci gösteriyi yani ‘anadolu ateşi’ ni kusursuz buldum.. müziklerin, dansların orijinal müzikleri olması çok iyi bi seçim olmuş.. fotoğraflar o kadar güzeldi ki ‘anadolu ateşi’ gösterisini izlemiş kadar oldum neredeyse.. -bi de bu arada o gösteriyi izlememekle çok şey kaçırmış olduğumu da görmüş oldum o açıdan biraz kötü oldu..-

Continue reading

koutik ‘in oyunu ‘düğün ya da davul’ geliyor…

nihayet o gün geldi..! geçen seneden beri emX ‘in de oynayacağı ‘düğün ya da davul’u bekliyoruz arkadaş..! düşünün ki bi oyuna taa bi sene evvelinden yer ayırtmışsınız, öyle bi şey valla.. hiç yoksa biz şöyle on kişi kadar mecburuz gitmeye 🙂

                                                                                            .

                              koütik - düğün ya da davul

                                                                                                  .

sevgili emX, koutik (kocaeli üniversitesi tiyatro kulübü) üyesi ve bu sene sunacakları oyunda oynayacak ve bize de iki elimiz balda da olsa ‘ulan emX daha tatlı’ deyip, gidip izlemek düşecek.. olay budur.. oyunun komik olacağı, gülmekten yaracağı, oyuncu performanslarının harika olacağı muhakkaktır.. öyle olacağına zerre kadar şüphemiz yoktur..

o tarihlerde izmit ‘te olanlara duyurmuş olduk.. hade bakalım, bekleriz..

.

.

.

 

lafmacun.org geçmiş bayramın kutlu olsun izmit zirvesi

lafmacun kimdir, nedir? bilen bilir.. 🙂 bilmeyenler için kısaca şöyle diyeyim; sözlük.. çok kısa değil mi? bildiğin sözlük.. başını ekşi sözlük ‘ün çektiği kulvarda hızla gelişen bi sözlük; şekli-şemali, konsepti (bu kelimenin türkçesi “kavram” diye geçiyor, şahsen, kavram desem ben anlamam ne dediğimi! mecburen buna devam..) çok farklı olduğu için doğrudan “kopya lan bu” demek çok büyük insafsızlık olur..

her neyse konu lafmacun ‘un ne olduğu değil zaten 🙂 lafmacun ‘un başlıktaki isimle izmit ‘te yaptığı bi zirvenin fotoğraflarıyla oluşturulmuş klibi.. kime ne şimdi lafmacun ‘un zirvesinden?! valla haklısınız, kime ne! zaten konu bu da değil 🙂 o klipte çalan şarkı, konu bu. şarkı çok hoşuma gitti de o yüzden buraya koyayım dedim; şimdilik şarkı-türkü eklemeyi beceremediğm için, doğrudan videoyu eklemek zorunda kaldım, işte bu yüzden de “kim bu adamlar” a cevap olsun diye açıklama yaptım hepsi bu.. neyse uzatmayım daha fazla, izleyin daha doğrusu dinleyin derim 🙂

kendi sitesinde zirveyle ilgili başlığa gitmek için buyrun: zirveye gider.

 

ekleme: parçanın kime ait olduğu ve ismi tespit edilmiştir:

grup: helldorado

şarkının adı: a drinking song

oyun istasyonu – tiyatro sporu

bu haftaki gösteri harikaydı, izmit ‘te olup da kaçıranlar çok üzülecekler, kafalarını duvarlara vuracaklar, ağlayıp sızlayacaklar.. o derece yani.. emrah ‘ın fikrini de süper oynadılar; ‘sallanan yeşil şeyler’ 🙂 kalabalık gidilse daha bi tadı çıkacak bu oyunun..

                                                                                     .

                                     oyun istasyonu

                                                                   .

‘oyun istasyonu’ kimdir, ‘tiyatro sporu’ nedir diye merak edenlerin oyun istasyonu web sitesine bakmaları şiddetle tavsiye edilir.. yok illa ki sen anlat biz dinleyelim diyorsanız, kendimce ifade etmeye çalışayım:

.

oyun istasyonu 1

.

efendim öncelikle tiyatro sporunun, bi tür doğaçlama tiyatro oyunu olduğunu belirteyim.. tur adı verilen bölümler üzerine kurgulanan, seyirci katılımıyla şekillenen bi tür.. oyunda iki grup var (‘oyun istasyonu‘ ekibinden gördüklerimi aktarıyorum), bu gruplar daha önceden sırası ve çeşidi belirlenmiş turları, seyircilerin genellikle absürt olan 🙂 fikirleriyle şekillendirip doğaçlama olarak tek tek oynayarak, daha fazla güldürüp daha fazla puan almaya çalışıyorlar.. tabii amaç eğlenmek; puan, yarışma gibi tabirler yanlış bi fikir oluşturmasın..

.

oyun istasyonu 2

.

örnek turlardan bahsedersem sanırım daha iyi anlaşılır: roman turu. bu turda sahnedeki grubun oynaması için seyirciler bi roman adı belirliyorlar.. mesela ‘sallanan yeşil şeyler’ 🙂 ve işin geri kalan kısmını ekip hallediyor; ne kadar çok gülmekten yararlarsa, iki grup arasındaki çekişme o denli hareketli ve yarıcı oluyor ve tabii tadı da öyle çıkıyor oyunun zaten.. roman turundan bahsetmişken, daha eski gösterilerden bi roman turunu(seyircilerin belirlediği romanın konusu: ‘gülmedik doya doya’) aşağıda izleyebilirsiniz:

.

[kml_flashembed movie="http://www.youtube.com/v/3q2Khm3oL2U" width="425" height="350" wmode="transparent" /]

.

buna benzer, seyircilerin bazen daha çok katılımda bulunduğu kart turu, film, gülmek yok gibi başka turlar da var ve hemen hepsinde izleyicilerin fikirleri oyunu yönlendiriyor..

.

oyun istasyonu 3

.

mesela ‘sorgu’ turunda, suçlu bi suç işlemiş oluyor haliyle ama ne suç işlediğini bilmiyor ve tabii suçunu izleyiciler belirlemiş.. iki sorgucu, suçluyu sorguya çekiyor ve işlediği suçta geçen kelimeleri kullanmadan suçluya işlediği suçu buldurmaya çalışıyorlar.. yine daha önceki haftalardan, suç konusunun ‘osuruğuyla balon şişirmek’ 🙂 olduğu bi örneği aşağıda izleyebilirsiniz:

.

[kml_flashembed movie="http://www.youtube.com/v/zMHFQDj4h10" width="425" height="350" wmode="transparent" /]

.

gösteri doğaçlama olduğu için, sahnede başarıya ulaşmak harbiden zor iş, tüm o oyuncuların alnından öpmek gerek.. bi kez daha tebrik ediyoruz.. bi de başka bi yerde etmiştim, burada değil 🙂

.

.

.

 

maziyi düşünmek

ben aslında güvercinleri çekecektim ama amcayı o vaziyette görünce, dur bakalım şu klasik karelerden birini tutturabilecek miyim diyerek bastım aletin düğmesine.. kare, klasik olmasına klasik ama yine de kompozisyonun hüznünden hiçbir şey eksiltmiyor..

dede ne düşünüyordu o an acaba? ne olacak, muhtemelen maziyi düşünüyordur.. cumhuriyet parkı ‘nın eski günlerini.. izmit ‘in eski halini belki de, fethiye caddesi ‘ni, sahili.. güvercinler aynı, kargalar aynı, mekan aynı, insanlar hızla değişiyor..

yaa dede, bi ‘ooof of’ çekip, ‘nerede o eski günler’ deme vaktidir..