beyoğlu gezmelerine devam..

ilkini geçen hafta galata civarında icra ettiğim beyoğlu gezintilerime bu haftasonu çukurcuma, firuzağa, tomtom, pera bölgeleriyle devam ettim. daha çok öğlenin ortasında yürüdüğüm için çoğu fotoğraf yüksek kontrast kurbanı oldu, işe yarar gördüklerimin bir kısmı:


o değil de ne büyükmüş beyoğlu, gez gez bitmedi arkadaş 🙂 ama ödev belledim kendime; göreceksiniz bitireceğim! bitireceğim ulan! 🙂

n’aptın müdür?

n’apalım müdür?! gezdik tozduk.. istanbul’a kar yağdı, gönlü kalmasın diye sokağa döküldük gecenin bir yarısı.. ismail abi‘ye özenip gemilere el salladık, düdüklü tencerede yemek yapmaya mercimek çorbasıyla giriş yaptık 🙂 izmit’le aramız açılmasın diye ziyaret ettik ve fakat işe yarar bir fotoğraf çıkaramadık 🙂


 

ben, k-7, 40mm, az ışık..

bu saydıklarım bir araya gelince anca bu oluyor:

mesut arkadaşla istanbul akvaryum gezmesi, annemgillerle sultanahmet’te kandil, merve ve selcan arkadaşla sultanahmet’te ramazan, ofiste bir mesai akşamı..

hazır akvaryumdan, hayvan sevgisinden bahsetmişken darıca hayvanat bahçesi‘ne gitsek de listeden çıkarsam artık.. bir de turkuazoo vardı değil mi lan! benim işim de zor valla..

istanbul’u keşfedelim vol.x

bu aralar ne çok gezdim, başıma bir iş gelmesin!


bu gidişle yakında, çıkılmamış hiçbir tepe, görülmemiş hiçbir koru, kahvaltı yapılmamış hiçbir boğaz manzarası bırakmayacağız istanbul’da..

cami-mezarlık-sarnıç gezmece


ayasofya müzesi/camisi, yerebatan sarnıcı ve  selcan doğumgünü kutlamasından manzaralarla bir haftasonunu daha geride bırakarak çalışmaya kaldığımız yerden devam ediyoruz. hadi bize kolay gele..

kuzguncuk-bostan-korkuluk

hava hep güneşli, haftasonları hep benim olsun; ben hep böyle gezerim arkadaş.. gezerken hastalanmasam daha memnun olurum tabi..

çengelköy’de zar zor yer bulduğumuz güya süper baba’nın kahvesinde kahvaltı yapmaya çalıştıktan sonra kuzguncuk’a geçerek bol bol fotoğraf çektik(artık alışsın elim makinaya daa!), iyi oldu güzel oldu.. mahallenin her bir yanını, kuzguncuk’taki bostanın kaldırılması kararını protesto eden korkulukların sarması da iyi malzeme oldu.. oradan kanlıca’ya yoğurt yimağa gittik fakat şarj tükenmesinden mütevellit o meşhur yoğurdun plastik kapta(bakkalda satıldığı gibi) servis edildiğini belgeleyemedim.. sonra bir yerde güzel bir balık yiyerek günü bitirdik fakat ora nereydi, hatırlamıyorum..