bahçeköy belgrad ormanı doğa yürüyüşü – 4

geldi sonbahar ayları
gevşer gönül yayları
der ki ey insan
niye duruyorsun şehirde
çıksana belgrad ormanı’na

wikiloc‘ta not aldığım parkurlardan birine uydum bu kez ve daha önce görmediğim topuzlu bendi ile daha önce çokça gördüğüm valide sultan bendi ve ikinci sultan bendi‘ni kapsayan, yine ‘üç gölet turu’ diyebileceğim bir yürüyüş oldu. Continue reading

tepemanayır – hacıllı doğa yürüyüşü

evet hacılı değil hacıllı. hacılı’yı yeterince ilginç bulmadıkları için hacıllı demişler köyün adına.
tepemanayır sözcüğünün ne anlama geldiği hakkında ise en ufak bir fikrim yok. burası avrupa’da bir yer olsa hemen araştırırdım ama gebze’nin bir köyü olunca hiç üzerinde durmadım.

gün sıcaktı.
parkurda açık alan çoktu.
genellikle dere kenarından yüründü.
polenden, tozdan, hapşırıktan geçilmiyordu. gün sonunda hapşırıktan, hafif dozda alerjiden yorgun düştüm.
genel olarak keyif aldım lakin daha serin havada gidilesi bir bölgeymiş. Continue reading

beyoğlu turları – 3

uzun bir aradan sonra, girmediğim sokak kalmış mı, görmek için; yine uzun uzun yürüdüm beyoğlu sokaklarını. evet daha varmış girmediğim sokaklar, girdiklerim de o günden bu güne değiştiği için yeni görmüşüm saydım.. taksim meydanı’ndan başlayıp hemen altındaki bol liseli sokaklara daldım; oradan çukurcuma sokaklarına; oradan da karaköy’e saldım kendimi. karaköy’e geçiş kısmı hızlı oldu çünkü acıkmıştım ve dürüm balıkçı mehmet usta‘dan başka bir şey düşünemiyordum.
havanın busbulutlu olması düpedüz talihsizlik oldu fotoğraf açısından zira lensim ve ben o kadar kabiliyetli değiliz; doğru düzgün ışığa ihtiyacımız var.. güpgüneşli olur, parçalı bulutlu olur, berrak hava olur; bunlar olur, bunlar güzel.

önceki beyoğlu temalı fotoğraf yürüyüşlerim şunlardı; 1, 2 ve beyoğlu duvarları (özel koleksiyon) Continue reading

belgrad ormanı ayvad bendi doğa yürüyüşü – 2

yaklaşık 1 ay önce ilk kez gittiğimiz ayvad bendi tabiat parkı bölgesinde dün tekrar yürüdük. bu kez yoldan yer yer kısa sapmalarla biraz keşif de yapmaya çalıştık…

yürüdüğümüz toprak yol boyunca sağdaki soldaki piknikçi çöpleri keyfimizi biraz kaçırdı maalesef. belediye mi temizlemiyor, çöp kovaları mı az, piknikçiler mi çok pis; bilemem ama sonuç olarak ortalık leş gibiydi. önceki gidişimizde ortam bu kadar pis değildi, sanki o günden bu güne hiç temizlenmemiş gibi. (belediyeye şikayet ettim, umarım dikkate alınır)
piknikçi/mangalcı sıkıntısıyla daha önce yedigöller‘de de karşılaşmıştık ama orası bu kadar bakımsız değildi ki sonradan mangala izin verilen alanların azaltıldığına dair bir haber de gördüm. Continue reading

belgrad ormanı ayvad bendi doğa yürüyüşü

belgrad ormanı’nda bir başka rota bu kez. çokça yürüdüğümüz üç gölet rotası(1, 2, 3) kadar uzun değil ve daha belirgin yol var; aslında araç yolu-ama toprak- ve rahatsız edecek kadar da araç yoktu. kolaylıkla yürünebilecek bir parkur kısacası. zaten gölet ve çevresi, ayvat(d) bendi tabiat parkı adıyla korunan bir alan.
son 1km kadarlık asfalt kısmı saymazsam keyifli bir yürüyüş oldu güneşli ama bunaltmayan bir havada.

başlangıca geri dönülüyor tam tur yapınca;

darlık barajı – saklıgöl doğa yürüyüşü

güzel bir havada yaklaşık 14km kadar yürüdüğümüz parkur kolay ve aslında güze bir rota sayılır fakat biraz ‘insan’ bulaşmış. traktör yolu tabir edilen, zorlasan binek araçların da gidebildiği -herhangi bir suya yakın- yollar; er ya da geç ‘piknikçi/mangalcı’ istilasına uğramaya mahkumdur. ormanın derinliklerinde ilerlediğinizi düşünürken ansızın karşınıza çıkan piknikçi çöpleri, o kadar da ormanın derininde olmadığınız gerçeğini yüzünüze çarpar. demek ki daha derine, daha da derine gitmeniz gerekiyor. mesela traktör yolu dahi olmayan derinlere… Continue reading

küçük sinekli – danamandıra doğa yürüyüşü

2 köy arasında, dikenli dallar ve ayakkabı seven çamurlar içinde yürüdüğümüz parkur; adeta kendi kendimize macera yarattığımız bir parkur idi. zira rotamıza paralel asfalt yol bile var köyler arasında. haa yola yakın gitmedik, daha içeriden yürüdük tabii ama daha bir orman içinde, daha bir dağ vadi içinde yürümek varken.. güzel fakat gereksiz zordu yer yer, özetle. demek ki neymiş? o bölgeye yağmurdan sonra gidilmezmiş.. yine de danamandıra köyünden manda yoğurdumuzu almadan dönmedik şehirliler olarak. yoğurt fena değildi :p
Continue reading

martılar / kadıköy

nerede elime bir tele lens geçse, orada martı fotoğrafı çekmem kaçınılmazdır
ne zaman elime bir tele lens geçse, o zaman martı fotoğrafı çekmem kaçınılmazdır
kim elime bir tele lens verse, ona martı fotoğrafı çekmem kaçınılmazdır
niye elime bir tele lens verilmesin, çünkü martı fotoğrafı çekmem kaçınılmazdır
Continue reading