kundakçı

sevdim sayılır.

oyun atölyesi‘nden izlediğim ilk oyun. milattan öncesinin yunan topraklarında geçiyor hikâye. genel izleyiciye (yazar burada dil çıkarır) hitap eden eğlenceli bir oyun. oyunculuklar iyi ki öyle olmasa oyuncular herhalde bu tiyatroda yer bulamazlardı.
güncel olaylara göndemeler beğendiğim yönlerinden, bel altı espri dozajı ise beğenmediğim yönlerinden oldu.

tiyatro: oyun atölyesi

1. uluslararası istanbul çay festivali

şehirde çay festivali düzenlenmiş, gitmemek hiç olur mu?! olmazdı tabii. sonra demezler mi adama; “o kadar çay çay diye başımızın etinin yiyorsun da…”
neyse, gittim gördüm; bol bol çay içtim; sabahtan akşama kadar ‘workshop’lara katıldım, evet aynen öyle, çay workshop’larına katıldım 🙂
festival mekanının haydarpaşa garı olması da ayrıca çekiciydi ama gar binası restorasyonda olduğu için binanın dışında, vagonların arasına kurulmuştu festival alanı, bu açıdan bir hayal kırıklığı yaşadım.
çeşitli konuşmaların, soru/cevap şeklinde sohbetlerin yapıldığı sahne dışında, çay firmalarının stantları ve workshop çadırı vardı alanda. konuşmaları pek dinleyemedim ama ilk günkü workshop’ların çoğuna katıldım. Continue reading

zerzavatçı köyü – cumhuriyet köyü doğa yürüyüşü

geçtiğimiz pazar, bu kez şehre yakın bir bölgede, epeydir merak ettiğim polonezköy’de yürüdük yine gezintrek ekibiyle. kışın ortasında güneşli ve sıcak, çok güzel bir havaya denk geldik; nereden bakılsa, ballıyız 🙂

yürüyüşün, orman-çayır içinde geçen kısmı çamura rağmen güzeldi. polonezköy geçişi ise keyifsizdi; hadi 2km kadar asfalt kısım, uzun bir parkur içinde görmezden gelinebilir diyelim ama araçlar çok hızlı/agresif geçiyor, ciddi tehlike yaratıyor yol kenarında veya kaldırımda yürüyenler için.

Continue reading

şişli şehir yürüyüşlerimden fotoğraflar

şehir yürüyüşlerim tüm hızıyla devam ederken, şişli sokaklarını da tanımaya/ezberlemeye başladım.
gün içine(hafta sonu) denk gelen yürümeler sırasında telefonla fotoğraf da çekiyorum ara ara.

sokakları turlarken, kafamı kaldırınca dikkatimi çeken bazı binalar:


yürümek, yürümek ve yürümek

hafta sonları çıktığım doğa yürüyüşleri kesmeyince, şehirde de düzenli yürümeye karar verdim.. demek isterdim ki oturduğum muhit veya istanbul’un genel koşulları düşünülünce; tabi ki öyle bir şey yok! zira zoraki sağlıklı yaşam dayatmasıyla gelen haftalık yeterli ‘hareket’ süresinin çoğunu şişli’de doldurmaya çalışınca ortaya çıkan, ‘keyifli bir yürüyüş’ değil; tenha yollar keşfederek, araba ve insan kalabalığından kaçma macerası oluyor ama sonuçta yeterince hareket etmiş oluyorsunuz, önemli olan da bu.. dibimizde bir orman, bir sahil, ne bileyim dev bir park yok ki yürümek eziyet olmasın! Continue reading

kar mı o?

fulya – şişli – osmanbey hattında kar-kış-kıyamet-tipi-fırtına-soğuk demeden çıktığım fotoğraf yürüyüşüm, makinemin -soğuktan veya su almasından kaynaklanan- geçici bir arızasından ötürü az fotoğrafla sonuçlansa da kar yağarken yürümek hoş idi…


bahçeköy belgrad ormanı doğa yürüyüşü – 5

yeni bir pazar yine bir orman yürüyüşü.
daha önce görmediğim kömürcü bendi’ni de rotama dahil ettim bu kez. parkuru oldukça uzattı ve bir miktar da asfalt yürüyüşü eklendi bu sebeple.
bununla beraber tek yürüyüşte gördüğüm en fazla gölet(bent) sayısı 4’e çıkmış oldu, yaşasın! (ne olacaksa – 1)
aslında içimden geçen bir plan var, belki bir gün uygularım; belgrad ormanı’ndaki tüm göletlere tek yürüyüşte uğramak. (ne olacaksa – 2) Continue reading

aydos ormanı doğa yürüyüşü

istanbul’da şehir içinde doğa yürüyüşü yapılabilecek sayılı noktalardan biri olan aydos ormanı‘na gezintrek ekibi ile beraber gittik. daha önce meteor yağmuru izlemek üzere tek başıma gitmeye niyetlenmiştim ama iyi ki gitmemişim, bol köpekli bir ormanmış; iç taraflarında değil ama mahallelere yakın yerler ve aydos kalesi çevresinde çok vardı.. Continue reading