ballıkayalar doğa yürüyüşü

yaklaşık 1000 yıl önce gittiğimiz ballıkayalar tabiat parkı‘na, yerinde duruyor mu diye görmek için tekrar gittik.
kayalar olduğu gibi duruyor ama insanlar artmış, insanlar çok artmış heyhat!
tam bir ana-baba günüydü. benzetme değil gerçekten ana-baba günüydü. sadece piknik alanı değil kanyon da kalabalıktı. kucağında bebesi, ayağında kundurasıyla kayadan kayaya keklik gibi seken adamlar; zor bir kaya geçişinden hemen sonra elinde tesbihiyle 100 yıldır orada oturuyormuş gibi bir dinginlikle bizi karşılayan yaşlı teyzeler; donuyla göletlerde çimen ergenler… Continue reading

dut ve gül / pentax 28mm f2.8 ile ilk kayıtlar

yine yeni bir manuel lensi, yine memleket bahçelerinde denedim bol bol. fotolarda yeğen az, dut ve gül çok oldu bu kez.
ilkbaharda pek gitmediğim için gül zamanı olduğundan haberim yoktu. dutun ise zamanının yaklaştığını biliyordum; burada, mahallemde dut ağacı yok, yokmuş fakat.. bu yokluğu da bahane ederek yedikçe yedim, afiyet oldu, yaradı, ellerim boyandı.

ilk fotoları, lens nedir, nasıldır anlamak için hiçbir düzenleme yapmadan çekiyorum. işte bunlar da sony a6000 + smc pentax-m 28mm f2.8 ikilisiyle ilk denemeler; Continue reading

belgrad ormanı ayvad bendi doğa yürüyüşü

belgrad ormanı’nda bir başka rota bu kez. çokça yürüdüğümüz üç gölet rotası(1, 2, 3) kadar uzun değil ve daha belirgin yol var; aslında araç yolu-ama toprak- ve rahatsız edecek kadar da araç yoktu. kolaylıkla yürünebilecek bir parkur kısacası. zaten gölet ve çevresi, ayvat(d) bendi tabiat parkı adıyla korunan bir alan.
son 1km kadarlık asfalt kısmı saymazsam keyifli bir yürüyüş oldu güneşli ama bunaltmayan bir havada.

başlangıca geri dönülüyor tam tur yapınca;

darlık barajı – saklıgöl doğa yürüyüşü

güzel bir havada yaklaşık 14km kadar yürüdüğümüz parkur kolay ve aslında güze bir rota sayılır fakat biraz ‘insan’ bulaşmış. traktör yolu tabir edilen, zorlasan binek araçların da gidebildiği -herhangi bir suya yakın- yollar; er ya da geç ‘piknikçi/mangalcı’ istilasına uğramaya mahkumdur. ormanın derinliklerinde ilerlediğinizi düşünürken ansızın karşınıza çıkan piknikçi çöpleri, o kadar da ormanın derininde olmadığınız gerçeğini yüzünüze çarpar. demek ki daha derine, daha da derine gitmeniz gerekiyor. mesela traktör yolu dahi olmayan derinlere… Continue reading

küçük sinekli – danamandıra doğa yürüyüşü

2 köy arasında, dikenli dallar ve ayakkabı seven çamurlar içinde yürüdüğümüz parkur; adeta kendi kendimize macera yarattığımız bir parkur idi. zira rotamıza paralel asfalt yol bile var köyler arasında. haa yola yakın gitmedik, daha içeriden yürüdük tabii ama daha bir orman içinde, daha bir dağ vadi içinde yürümek varken.. güzel fakat gereksiz zordu yer yer, özetle. demek ki neymiş? o bölgeye yağmurdan sonra gidilmezmiş.. yine de danamandıra köyünden manda yoğurdumuzu almadan dönmedik şehirliler olarak. yoğurt fena değildi :p
Continue reading

belgrad ormanı doğa yürüyüşü – 2

daha önce yürüdüğüm yolu bu kez arkadaşlarla ama tersinden yürüdük. kolay oldu çünkü zaten gittiğim yolu aynen geri dönünce zaten geldiğim gibi aynen geri gitmiş olduk. tıssııss(1).
fark ettik ki benim keşfettiğim parkuru daha sonra herkes yürüsün diye yol işaretleriyle donatmışlar. tıssıısıs(2).

metehan arkadaşın tuttuğu istatistiklere göre 6 saatte yürümüşüz 17km’yi; Continue reading