feriköy antika pazarı veya bomonti bit pazarı

havalı adıyla ‘feriköy antika pazarı‘ olarak bilinse de ‘bomonti bit pazarı‘ diye anıldığına da rastlanır bu pazarın.
pazar günleri kurulur.
değerli antika eşyalardan çöp ayarında ıvır zıvıra (kime göre?) kadar farklı kategorilerde birçok ürünün satıldığı tezgahlar açılır.
satıcıları/alıcıları şık/tarz abilerden/ablalardan oluşan bir bit pazarıdır burası.
sadece fotoğraf çekme niyetiyle gelmiş olanları anında anlayıp laf sokma yetenekleri gelişmiştir kimi satıcılarının. Continue reading »

canon ae-1 program / filme dönüş

ve sonunda dayanamadım: alayım / almayayım / ne zaman alayım / kim uğraşacak şimdi film aramayla / yıkatmayla / taratmayla falan diye diye ara ara düşünüp düşünüp ertelediğim analog fotoğraf makinesine dönüş fikrimi, nüks eden bir heves döneminde hayata geçirdim. (dönüş derken; dijitalden vazgeçmedim, ikisine bir arada devam.)
elimdeki zenit 122‘yi tamir ettirmek yerine, yine epeydir heves ettiğim canon ae-1 program‘ı aldım. yine ertelemeden halledeyim diyerek biraz da acele edip pahalıya aldım bir de; birkaç yıl önceki fiyatların neredeyse 2 katına çıkmış fiyatlar! neyse, bu ayrı bir konu. Continue reading »

kar yürüyüşü (kuzuyayla tabiat parkı – kartepe zirve)

ilk kez bir sonbaharda yürüdüğüm ‘kartepe zirve‘ parkurunun biraz daha kolayını bu kez kışın ortasında, yerde bol kar varken ve her yer sis altındayken yürüdük gezintrek grubuyla. gerçi daha önceki gidişimizde de zirve sis içindeydi ve manzarayı görmek sadece kısa süreli mümkün olmuştu ama bu kez zirvedeyken, bir bulutun içinde gibiydik; öyle yoğun ve dağılmayan bir sis vardı.
genel olarak güzel geçti ancak çepeçevre karın ve sisin içinde kaldığımız kısımlar oldu ki ayrı keyifliydi; tek başına olsam, bayağı ürkütücü gelebilirdi. Continue reading »

dut ve gül / pentax 28mm f2.8 ile ilk kayıtlar

yine yeni bir manuel lensi, yine memleket bahçelerinde denedim bol bol. fotolarda yeğen az, dut ve gül çok oldu bu kez.
ilkbaharda pek gitmediğim için gül zamanı olduğundan haberim yoktu. dutun ise zamanının yaklaştığını biliyordum; burada, mahallemde dut ağacı yok, yokmuş fakat.. bu yokluğu da bahane ederek yedikçe yedim, afiyet oldu, yaradı, ellerim boyandı.

ilk fotoları, lens nedir, nasıldır anlamak için hiçbir düzenleme yapmadan çekiyorum. işte bunlar da sony a6000 + smc pentax-m 28mm f2.8 ikilisiyle ilk denemeler; Continue reading »

menekşe yaylası

yıllar yıllar evvel gittiğimiz menekşe yaylası ‘na yine gittim; bu defa başka bir kadroyla.. ekibin tamamı yürüyüşe katıldı; yol kenarında piknik yapmakta diretenlerin olmamasını hayretle karşıladım!

yayla değişmiş mi? değişmemiş tabi, niye değişsin.. fakat bizim daha önce vardığımız yer meğer menekşe yaylası değilmiş; yaptığım artistlik boşa gitti, rezil rüsva oldum ben buraları iyi bilirim dedim diye.. daha önce gittiğimiz yerin az daha ilerisinde ve yukarısındaymış asıl yayla..

Continue reading »

grup vitamin – pastacı pakize

sonunda buldum! bir ara günlerce arayıp bulamamış, çevremdeki grup vitamin hayranlarının ‘dötünden vitamin şarkısı uyduruyorsun’ eleştirilerine maruz kalmıştım. ama sonunda buldum! 🙂  *

gerçi bu şarkının orijinal vitamin grubuna ait olmadığı yönünde iddialar da var ama ben anlamam arkadaş, ben ortaokuldeyken, ‘bu orijinal, bu değil’ ayrımı yoktu bizim oralarda 🙂