tarihin akışına damgasını vuran fotoğraflar 2

“tarihin akışına damgasını vuran fotoğraflar” serisinin birincisi için tıklayın.

 


mayıs 1955, lucian perkins, çeçen cumhuriyeti.
genç çocuk, rusya ve çeçen ayrılıkçılar arasındaki savaşın bir merkez noktasından çeçen cumhuriyeti ‘ne, shawl yakınlarına kaçan mültecilerce doldurulmuş otobüsten dışarı bakıyor. otobüs, korkunç bir şekilde geri dönüyor.

devamını oku

bitiş..

sınavlar bitti nihayet, yazı biraz geç geldi ama anca dinlebebildim hatta hala dinlenmiş sayılmam açıkçası.. bitiş akşamı epeyce eğlenmemize ve dün de gün boyu denizde olmamıza rağmen ben hala dinlenemedim; sınav yorgunluğunu atamadım üzerimden.. köpek gibi uyumak istiyorum.. 🙂

iki kritik sınavımın birinden sürpriz bir şekilde geçtim kalmaya alıştırmışken kendimi.. o, epeyce rahatlattı beni ama ikinci kritikten geçemeyince bi anlamı olmayacağı için hala tam gevşeyemedim henüz.. gerçi kalmaya hazır olduğum için kalsam da çok koymayacak ama geçsem o biçim olur valla.. (belki hocamız günlüğümü takip ediyordur da bu yazı bi işe yarar) gerçi bazı arkadaşlar da kalmamı istiyorlar can-ı gönülden.. (bkz: tez arkadaşlığı) 🙂 o da ayrı bi mesele.. kardeşim ben bu dersi geçeyim, tezi beraber yaparız ne olacak? fazla tez göz çıkarmaz ya?!

şaka bi yana illet bi sınav dönemiydi bu seferki çünkü biriken en ağır yükleri kaldırmaya kalkıştım bi seferde.. bu benim işim değil, bi kere daha bunu anlamış oldum; oturup sınav öncesi bi kaç gece derslere yüklenmekle dersleri geçmek benim işim değil.. aslında sınavlar benim işim değil.. sınav yanlış bi kere.. muhabbet sisteme dayanmadan konuyu kefken ‘e getireyim lafı yine; üniversiteyi bitirip, memlekete eczane açmak üzere bi kaç hafta sonra yola çıkacak olan “hadi” arkadaşımızla vakit geçiriyoruz son bi kaç gündür, bugün kefken sahilindeydik, bi yüzdük, bi yüzdük… çok olmuş kefken ‘e gitmeyeli.. kumsalla, denizle arayı açmamak lazım.. yazın burada olan arkadaşlar, sözüm size. 🙂 bakın bi kaç fotoğraf görün kefken ‘den de canınız çeksin:

 

bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta

kızıl havaları seyret ki akşam olmakta..


-şimdi sırada staj bulmak var staj yapmak var..

-iş bulmak var çalışmak var..

-mümkünse cisco kursuna gitmek var bi şeyler öğrenmek var..

c öğrenmek var geliştirmek var..

-memlekete zaman ayırmak var gitmek görmek dönmek var..

..yeni izmit yine izmit..


yenicuma fotoğrafları dışındakiler, fotoğrafçılık dersi ödevi için alelacele tükettiğim filmden kareler…

60 evler sahili ‘nde oyuncak(!) bitmiyor.. geçen sene yapılan park, harikalar sahili olarak adlandırılıyor ve gerçekten de harika bi park: yapıldıktan sonra bu mahalledeki evlerin kirasını hakkaten de harika bi şekilde yükseltti..

yenicuma ‘daki baş belasına gelince.. bana bi kez daha parklardaki boyacı çocuklara güvenmemem gerektiğini hatırlattı… 🙂

hazır fotoğrafçılık ödevini hatırlamışken, son rötuşları yapayım bari..

fotoğrafta alan derinliği

fotoğrafta ‘alan derinliği‘nin ‘diyafram açıklığı‘ ile ilişkisini açıklayan basit ve güzel bi çizim.. tabii alan derinliği sadece ‘diyafram‘a bağlı değil onu da belirtmekte fayda var; bu çizim sadece diyafram açıkığının alan derinliğine nasıl etkidiğini gösteriyor..

 

izmit ‘ten bi kaç kare..

denemeye devam.. bu defa istediğime biraz daha yaklaşmışım.. işte son çektiğim fotoğraflardan bi kaçı:

60 evler sahili..

hava çok kapalı diye çekmeyecektim bunu ama bi deneyim demiştim, iyi ki de çekmişim 🙂

bariz bi kadraj sorunu olmasına rağmen, alan derinliği istediğime yakın çıkmış o yüzden bu da burda dursun..

o kadar oyalandım ki bu kare için, balıkçı amcaların hoşgörüsüne de tanık oldum, şaşırdım zira öylesi bi anlayış beklemiyordum; ben olsam kızardım, “çekme kardeşim çekme” filan derdim.. 🙂

her ne kadar o an nereyi netlemeye çalıştığımı hatırlamasam da bunun istediğim kare olmadığından eminim ama yine de beğendim bu fotoğrafı..

sanırım bir “an” fotoğrafı olması sebebiyle en sevdiğim fotoğraf bu oldu bu defa.. hızlıca geçerken farketmedim ama biraz büyütüp de inceleyince topçulardan her birinin yüz ifadesi ve/veya duruşlarının ilginç olduğunu gördüm..

yavaş yavaş gördüğümü ya da görmek istediğimi çekmeyi öğrenecem galiba.. bu iş çok zevkliymiş be yahu 🙂