‘hakem heyeti’ adıyla dolandırıcılık girişimi

bugün başıma gelen küçük bir dolandırma girişimi, meğerse dolandırıcıların epeydir ekmek yediği bir kapıymış…

212 709 7559‘ numaralı sabit telefondan gelen çağrıyı, ‘bakalım, hangi kuvvet macununun veya bankanın/kredinin reklamını yapacaklar?’ diye düşünerek yanıtladım.

tahminim doğru çıktı: karşıdaki kadın, adımı bana teyit ettirdikten sonra, başladı içinde banka/kredi/masraf gibi kelimeler geçen cümleler kurmaya.
ben -doğru düzgün dinlemeden- tam ‘hayır, teşekkür ederim, ihtiyacım yok ve şu an müsait değilim’ gibi ezberden hızlı bir cümleye girecekken, ‘evraklarınızı göndermek için adresinizi alabilir miyim?’ diye sorunca karşıdaki ses, dedim ne oluyor evrak falan, sorulara boğup tüm konuşmasını tekrar ettirdim, özetle diyormuş ki: Continue reading »

mini balkan turu veya bir doğu avrupa gezisi

istanbul-sofya ekspresi (bosfor/balkan ekspresi) ile evropa’ya açılarak kısa bir balkan turuna çıkma fikri, doğu ekspresi ile yaptığımız yolculukta, bu rotanın tanıtımını ilk kez gördüğümden beri aklımdaydı. derken derken uzun bir tatil (geçmiş bayramınız…) denk geldi ve bir anda (2 haftalık karar süreci sonunda) gitmeye karar verdim, hemen ardından hızlı bir plan… Continue reading »

iç anadolu turu (tısssııss)

evet, iç anadolu turu.
yaptık, pişman değilim, bir daha yapmam.

adına, ‘iç anadolu bilinmeyen/tanınmayan şehirler turu’ ya da ‘iç anadolu keşif turu’ veya bizim aramızda kullandığımız başka bir şey de denebilir, tıssıısı. zira amacımız; zaten çok bilinen ankara, kayseri, sivas gibi iç anadolu şehirlerini görmek değil, pek bilinmeyen hatta varlığından şüphe edilen ‘o’ şehirleri görmekti. Continue reading »

1. uluslararası istanbul çay festivali

şehirde çay festivali düzenlenmiş, gitmemek hiç olur mu?! olmazdı tabii. sonra demezler mi adama; “o kadar çay çay diye başımızın etinin yiyorsun da…”
neyse, gittim gördüm; bol bol çay içtim; sabahtan akşama kadar ‘workshop’lara katıldım, evet aynen öyle, çay workshop’larına katıldım 🙂
festival mekanının haydarpaşa garı olması da ayrıca çekiciydi ama gar binası restorasyonda olduğu için binanın dışında, vagonların arasına kurulmuştu festival alanı, bu açıdan bir hayal kırıklığı yaşadım.
çeşitli konuşmaların, soru/cevap şeklinde sohbetlerin yapıldığı sahne dışında, çay firmalarının stantları ve workshop çadırı vardı alanda. konuşmaları pek dinleyemedim ama ilk günkü workshop’ların çoğuna katıldım. Continue reading »

eskişehir aslında eski değil

biliyorum çok şaşıracaksınız ama eskişehir aslında eski falan değilmiş; bayağı bildiğiniz yeni, betonarme bir şehirmiş yani görüntüsünde bir eskilik, bir tarihi şehirlik, bir ‘old city‘ havası yok. eski yapılara ‘benzetilmiş’ yapıların olduğu bir mahalleciği var ‘tarihi odunpazarı evleri‘ni barındıran ama bu bölgede de ‘tarihi’ olanlardan çok, yeni ama eski görünümlü yapılar var. haa yine de ‘şirin’ görünmüyor değil bu mahalle. evlerin dış mimarisi ise ülkemizin evleriyle meşhur diğer şehirlerininkinden çok da farklı değil sanki. bize her yerde aynı tip evi, ‘tarihi x şehri evleri’ diye yediriyor olmasınlar? araştırmak lazım…
ve merkezinde birkaç cami, külliye gibi tarihi yapı…
adında eski ibaresi geçtiği için bu eski-yeni konusuna takıldım ama neyse, bu kadarı yeterli. Continue reading »

yabani meyveler ya da dağ/orman meyveleri

dağda-bayırda-ormanda gezerken karşılaştığım yabani meyvelerin, hazır fotoğraflarını çekerken ve yenebilenlerin de tadına bakarken; neden derli toplu bir not almıyorum ki diye sordum kendime bir doğa yürüyüşünde, ansızın.. aslında çok da ansızın sayılmaz zira o yürüyüşte sık rastladığımız bir meyvenin, yenip yenmeyeceği tartışması çıkmıştı grupta ki bu tartışma bende bu fikrin oluşmasına neden olmuştu.. çünkü ben, yabani meyvelerin hangisi yenir/yenmez; ne işe yarar; nasıl yenir gibi bilgileri zor aklımda tutardım, dolayısıyla tek başımayken risk almaz, hiçbirine dokunmazdım. tıssıısıs. kendi notumu almam en iyisi yani, özetle. Continue reading »

‘helios 44m 58mm f2’ ile ilk denemeler

helios lenslerden vazgeçemiyoruz; makine zenit iken lens helios; makine pentax iken lens yine helios; makine sony iken lens yine helios…
yeni lensim de yine diğer helios kardeşleri gibi bokeh konusuyla öne çıkıyor yani öyle umuyorum, kullandıkça göreceğiz.
(buraya bol miktarda sonbahar arka planlı fotoğraf gelecek. tıssıısıs.)

yeni lenslerle bu deneme çekimlerini âdet edindim iyice. ilgilileri için biraz da bilgilendirici olsun diye hiç müdahale edilmemiş haliyle sony a6000 + helios 44m 58mm f2 ikilisinden ilk fotolar aşağıdaki galeride; Continue reading »

iyi kavun nasıl seçilir?

benim sevdiğim kavun, dış dokusu tırtıklı(çizgili,dilimli,kaygan,parlak değil sadece tırtıklı) olan ve dış rengi sarı tonlarında olan kavun çeşididir. dolayısıyla tarif edeceğim seçme yöntemi bu tür kavunda geçerlidir. ayrıca yine benim sevdiğim kavun; en tatlı, taptatlı, bal gibi olan ve iç rengi sarı(yeşil değil turuncu değil), sapsarı olandır.
yıllarca türlü türlü kavun yedikten sonra, sonunda güzel kavunu seçebilmeye iyice yaklaşmış bulunmaktayım…

başlayalım; Continue reading »

excel’de milisaniye-salise nasıl gösterilir?

tıpkı ara ara vlookup kullanımını unuttuğum gibi; bazen de ms excel’de milisaniye-salise gösterimini unutuyorum.
milisaniye niye lazım olur ki demeyin hiç; oluyor, hayat..

işin özeti, milisaniye(salise diyen de var buna) bilgisi içeren tarih-saat hücrelerinin formatını şu biçime getirmek gerekiyor;
ms office ingilizce için; dd/mm/yyyy hh:mm:ss.000
ms office türkçe için; gg/aa/yyyy ss:dd:nn,000

yani sık kullanılan saat formatının sonuna ‘.000‘ eklemek gerekiyor. bilgisayar ayarlarına göre nokta(.) yerine virgül(,) kullanmak da gerekebilir. Continue reading »