iç anadolu turu (tısssııss)

evet, iç anadolu turu.
yaptık, pişman değilim, bir daha yapmam.

adına, ‘iç anadolu bilinmeyen/tanınmayan şehirler turu’ ya da ‘iç anadolu keşif turu’ veya bizim aramızda kullandığımız başka bir şey de denebilir, tıssıısı. zira amacımız; zaten çok bilinen ankara, kayseri, sivas gibi iç anadolu şehirlerini görmek değil, pek bilinmeyen hatta varlığından şüphe edilen ‘o’ şehirleri görmekti. Continue reading »

kundakçı

sevdim sayılır.

oyun atölyesi‘nden izlediğim ilk oyun. milattan öncesinin yunan topraklarında geçiyor hikâye. genel izleyiciye (yazar burada dil çıkarır) hitap eden eğlenceli bir oyun. oyunculuklar iyi ki öyle olmasa oyuncular herhalde bu tiyatroda yer bulamazlardı.
güncel olaylara göndemeler beğendiğim yönlerinden, bel altı espri dozajı ise beğenmediğim yönlerinden oldu.

tiyatro: oyun atölyesi

1. uluslararası istanbul çay festivali

şehirde çay festivali düzenlenmiş, gitmemek hiç olur mu?! olmazdı tabii. sonra demezler mi adama; “o kadar çay çay diye başımızın etinin yiyorsun da…”
neyse, gittim gördüm; bol bol çay içtim; sabahtan akşama kadar ‘workshop’lara katıldım, evet aynen öyle, çay workshop’larına katıldım 🙂
festival mekanının haydarpaşa garı olması da ayrıca çekiciydi ama gar binası restorasyonda olduğu için binanın dışında, vagonların arasına kurulmuştu festival alanı, bu açıdan bir hayal kırıklığı yaşadım.
çeşitli konuşmaların, soru/cevap şeklinde sohbetlerin yapıldığı sahne dışında, çay firmalarının stantları ve workshop çadırı vardı alanda. konuşmaları pek dinleyemedim ama ilk günkü workshop’ların çoğuna katıldım. Continue reading »