mini balat turu

ey amatör fotoğrafçı!

boşuna direnme; senin de yolun elbet bir gün balat diyarlarından geçecek!

yanında fotoğraf makinen olmasa bile içindeki amatöre gem vuramayacak ve şartları zorlayacaksın!

cep telefonu kamerasıyla, olmadı devasa bir tablet kamerasıyla fotoğraf çekmeye çalışacak, hiç olmadı köşebaşı bakkalından edindiğin bir kalem kağıtla kara kalem resim yapacak; bu sokak gezisinden bir şeyler kaydetmeye çalışacaksın!

direnme! gözlerini açık tut!

fotoğraflar, sony xperia sp cep telefonuyla çekildi, picasa ‘da düzenlendi.

yaşar ne yaşar ne yaşamaz

sevdim sayılır.

yıllardır izlemeyi istediğim bir oyundu. beklentimin yüksekliğinden midir oyunun biraz ‘eski’ olmasından mıdır bilmiyorum, çok sevmedim ama sevdim.

hikaye, ‘devlet dairesi’ne yolu düşenlerin çok da şaşırmayacağı olaylardan oluşuyor. buradaki olayların baş karakteri de ‘nüfus hüviyet cüzdanı’ olmayan bir vatandaş: yaşar yaşamaz. yaşar ‘ın, yaşayıp yaşamadığıyla ilgili hem kendiyle hem devletiyle mücadelesi…

tiyatro: istanbul şehir tiyatroları

metot

çok sevdim.

oyuna gitme nedenim leyla ile mecnun ‘dan bildiğim oyuncuların oynuyor olmasıydı açıkçası. pişman olmadım, aksine gittiğim çok da iyi çok da güzel oldu.

bir iş görüşmesinin, bir doğru adamı seçme çabasının varabileceği doruk noktası budur herhalde. yok artık diyor ve herkesin izlemesini tavsiye ediyoruz.

tiyatro: semaver kumpanya

sahne: çevre tiyatrosu

sessizlik

sevdim sayılır.

kralın yakın korumasına ‘köpek’ denmesi gibi bir gelenek var herhalde. oyundaki ‘köpek’ karakteri hem görüntü hem karakter olarak game of thrones ‘taki ‘köpek’ i hatırlattı. bir de erkek kılığı içine kadın gizleme, yine game of thrones ‘tan ‘arya’ karakterini hatırlatıyor; arada farklar var tabii ama çok ayrıntı vermeyeyim. neyse, benim herhalde game of thrones um gelmiş, başlasa da izlesek..

tiyatro: istanbul devlet tiyatrosu

sahne: üsküdar tekel sahnesi

hıdrellez

sevdim.

hüzünlerini bile ‘göbek atarak’  yaşamayı/yatıştırmayı  tercih eden çingenelerin/şoparların/romanların  yaşamlarından/hikayelerinden bir kesit ve bolca müzik; klarnete doydum 🙂 dağarcığıma birkaç küfür daha eklendi.

roman mahallesine misafir olan ‘kentli’nin başını döndürecek coşkuda gelişen insan halleri. neşe ve hüzün arasında durmadan hal değiştiren insanlar: romanlar aslında hüzünlüyken de neşelidir; romanlar aslında neşeliyken de hüzünlüdür.

tiyatro: istanbul şehir tiyatroları

sahne: harbiye muhsin ertuğrul sahnesi