beyoğlu gezmelerine devam..

ilkini geçen hafta galata civarında icra ettiğim beyoğlu gezintilerime bu haftasonu çukurcuma, firuzağa, tomtom, pera bölgeleriyle devam ettim. daha çok öğlenin ortasında yürüdüğüm için çoğu fotoğraf yüksek kontrast kurbanı oldu, işe yarar gördüklerimin bir kısmı:


o değil de ne büyükmüş beyoğlu, gez gez bitmedi arkadaş 🙂 ama ödev belledim kendime; göreceksiniz bitireceğim! bitireceğim ulan! 🙂

aylaklık

aylak adam ‘ı okurken, ekmek elden su gölden bir hayatın bana çok uygun olduğunu farkettim 🙂 son birkaç(!) aydır içinde bulunduğum durum, aylaklığın beni çok rahatsız etmeyebileceğini gösteriyor-romandaki aylağı rahatsız etmesinin aksine(sıcak bir pazar günü, kahvaltı masasından anca öğleden sonra kalkabilip gönül rahatlığıyla evde miskin miskin yayılabilmemi de başka bir destek sayabilirim bu tahminime). tabii ben biraz sağlamcı bir insan olduğum için, gelir kaygımın olmadığı bir aylaklıktan bahsediyorum.

aylak adam ‘ın aylağı olan c. ‘nin kafası ‘ndan birkaç alıntı: Continue reading

grup vitamin – pastacı pakize

sonunda buldum! bir ara günlerce arayıp bulamamış, çevremdeki grup vitamin hayranlarının ‘dötünden vitamin şarkısı uyduruyorsun’ eleştirilerine maruz kalmıştım. ama sonunda buldum! 🙂  *

gerçi bu şarkının orijinal vitamin grubuna ait olmadığı yönünde iddialar da var ama ben anlamam arkadaş, ben ortaokuldeyken, ‘bu orijinal, bu değil’ ayrımı yoktu bizim oralarda 🙂

bir rüyanın altyapısı

bu gece gördüğüm rüya, uyumadan önce nette okuduğum/izlediğim ve son birkaç gün içerisinde ilgilendiğim birkaç konunun iç içe geçmiş haliydi.

tekirdağ depremi ‘nin twitter yansımalarından yola çıkarak haarp ve her bir yanı denizlerle çevrili cennet yurdumuzun daha çok doğu tarafı ile o tarafta yer alan bazı ülkelerde gün içerisinde görülmüş ve ilk etapta tanımlanamamış olan gök cismi/olayı ile ilgili çeşitli haberler ve görüntüler arasında gezindikten sonra uyumam, sabaha karşı epeyce huzursuz bir vaziyette uyanmama neden oldu. Continue reading

telvin / documentarist 2012

belgesel izlemeye nasıl heveslendiğimden daha önce bahsetmiştim. iyi ki de heveslenmişim, iyi ki de kadıköy’deki gösterimden zeki arkadaş haberdar etmiş beni, zira documentarist 2012 kapsamında izlediğim filmler arasında ‘telvin‘ de vardı. film, erkan oğur, turgut alp bekoğlu ve ilkin deniz ‘in telvin adı altında beraber müzik yaptıkları grubun ve yaptıkları müziğin hikayesini anlatıyor. kelime anlamı renkten renge geçiş olan telvin sözcüğünü; müziklerindeki değişimi, daha doğrusu müziklerindeki halden hale geçişi adlandırmak için kullandıklarını belirtiyorlar. film, fragmanından da az çok anlaşıldığı üzere doğadaki bu renkten renge veya halden hale geçişleri anlatan birçok güzel görüntüyle, bunlara eşlik eden telvin müzikleriyle ve sanatçıların müziklerini anlattıkları samimi ve doğal konuşmalar eşliğinde ilerliyor. erkan oğur hayranlarına, denk geldikleri ilk fırsatta izlemelerini öneririm. Continue reading