unutuyorum..

sen unutmuyorsun, o unutmuyor; ben unutuyorum… (*)

evet unutuyorum; telefon numaralarını veya dün ne yediğimi, ne giydiğimi falan değil yaşadıklarımı unutuyorum. yani ‘anı‘ niteliği kazanması gereken bir çok önemli ya da en azından sıradan(rutin) olmayan olay/kişi/durum, hafızamda bu mertebeye erişemeden uçup gitmiş oluyor.

hafızamın çok iyi olmadığının zaten farkındaydım fakat bir hafta önce bir arkadaş grubunda, yıllar önce yaşadığımız aksiyonu biraz yüksek bir günden bahsedilince tek zerre bir şey hatırlamadığımı farketmem, böyle bir şey yaşamış olduğumuza dair kafamda en küçük bir şeyin canlanmaması, biraz endişelendirdi beni. üstelik aynı olay bana 5-6 ay öncesinde hatırlatıldığında, hatırlıyormuşum o günü. şimdiyse 5-6 ay önceki o günden de aklımda bir şey kalmış değil.. böylece o günü daha önce hatırladığım günü de hatırlamadığımı farkedince iyice şaşırdım kendime..

Continue reading »

bizim oralar..

yine yemekten ve tembellikten fotoğraf çekmeye pek fırsat bulamadığım bir memleket gezisinden 3-5 kare..


üsküdar’dan giderken..

sen gitmeden önce fotoğraf çekerim deyip, makineyi valizde değil de sırtında taşı, sonra tam makineyi çıkarıp fotoğraflamaya hazırlanırken, güneş sen git kapkara bulutların arkasına saklan, oldu mu şimdi bu yaptığın, yakıştı mı sana?