ben, k-7, 40mm, az ışık..

bu saydıklarım bir araya gelince anca bu oluyor:


mesut arkadaşla istanbul akvaryum gezmesi, annemgillerle sultanahmet’te kandil, merve ve selcan arkadaşla sultanahmet’te ramazan, ofiste bir mesai akşamı..

hazır akvaryumdan, hayvan sevgisinden bahsetmişken darıca hayvanat bahçesi‘ne gitsek de listeden çıkarsam artık.. bir de turkuazoo vardı değil mi lan! benim işim de zor valla..

ince memed giderse..

abdi gider hamza gelir diyerek düştüğü çıkmazdan hala kurtulamamış olsa da, battal ağa kafasını açmıştır memed’in..

abdi gidince hamza geliyorsa, ince gidince de uzun gelir memed! sen gitmek istesen de zaten gidemezsin ya, gittin diyelim, senin de yerini başka memedler alır.. ama senin içindeki bu kurt seni rahat bırakmaz, bu mecbur kurdu.. bazı insanların kaderi budur; içindeki bu mecbur kurdunu dinlemek, onun götürdüğü yere gitmek.. sen köşene çekilsen başkasına geçecek bu kurt memed, insanların zalimlere karşı durabilmesini, mücadele edebilmesini sağlayan bu kurttur…

bu fikir ince memed’in kafasına girecek gibi görünüyor(zira daha 1,5 kitap var hikayenin sonuna 🙂 ) ama yine de bırakmayı/gitmeyi deneyecek mi, merak ediyorum..