hal ahval

kuyucaklı yusuf‘tan sonra anadolu hikayeleri çekti canım ve epeydir gözümün kesmediği bir romana başladım, ince memed‘i okumaya karar verdim. benim elimde bir kitap aylarca gezindiği için öyle film seçer gibi ha deyince başlayamıyorum yeni bir kitaba, gerçi filmleri de bir ‘ha’ süresinde seçemiyorum ama neyse..

bir de netten kitap almayı beceremediğimi farkettim, her seferinde bir tane de çocuk kitabı sipariş veriyorum, kocaman uyarı koymaları gerek ‘bu kitap çocuklar içindir’ diye.. yoksa ben zerre kadar mal değilimdir affedersiniz; hep arada yediriyorlar 🙂 Continue reading »

tutunamayan

dişlerimi fırçalarken sağ avcumdan sıyrılıp bileğimi atlatarak dirseğime kadar sürüne sürüne zar zor ulaşan, sonra dirseğimi bırakmamak için dakikalarca çırpınarak direnen direnen direnen ama tutunamayan o su damlası var ya, işte o çok hüzünlendiriyor beni.

iç sıkılması

iç sıkılmasıyla uyan, hava kapalı olsun, gün boyu için sıkılsın.. gün bitsin, iş-güç başlasın.. sonra pazartesi olsun.. bugün orada da pazartesi mi?

şeytan diyor ki atla git yeğenlerini gör, maymunluk yap, biraz için açılsın..


ikibindokuz’da çalışmaya başladıysam ne zaman emekli olurum lan?