futbol ve ben: bir halı saha maçı hikayesi..

uzunca bi aradan sonra 2 gün önce bi halı saha maçı yaptık. sapanca pikniğindeki maçı saymazsak sanırım 5 yıl olmuştur maç yapmayalı zira oynamayı da izlemeyi de sevmem.. gerçi lisede miydi öncesinde miydi hatırlamıyorum pek ama bizim bi takımımız vardı, düzenli bi şekilde maç yapardık halısahada hatta sponsorumuz bile vardı, ‘fırat elektrik’ mi ne öyle bi şeydi adı; beyaz fanila üzerine sanırım sarı-siyah renklerle ‘fırat elektrik’ yazdırıp forma yaptırmıştı bize 🙂 ama yine de sevemedim futbolu.. kendimce nedenlerim var elbette; hayatımda yaptığım, az sayılabilecek sayıda maçtan ikisinde kaburga kemiğimi kırıp, ayak kemiğimi çatlatmış olmak gibi.. üstelik ayakla ilgili olay maçta değil ‘ortada sıçan‘ oyununda olmuştu.. diğeri de benden en az 10 yaş büyük adamlarla maç yaparken olmuştu.. hazırlıkta da neredeyse lisanslı bi futbolcu arkadaşı(gökhan, kusura bakma yahu) sakatlıyordum yok yere.. yani bi oyunda top varsa, ben olmayayım daha iyi.. neyse kısacası, itiraz etme şansım olmadığı için oynamak zorunda kaldım..

Continue reading »